<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"><channel><title><![CDATA[null]]></title><description><![CDATA[null]]></description><link>https://blog.viveka.com.tr/</link><image><url>https://blog.viveka.com.tr/favicon.png</url><title>null</title><link>https://blog.viveka.com.tr/</link></image><generator>Ghost 3.2</generator><lastBuildDate>Fri, 04 Nov 2022 11:45:13 GMT</lastBuildDate><atom:link href="https://blog.viveka.com.tr/rss/" rel="self" type="application/rss+xml"/><ttl>60</ttl><item><title><![CDATA[Yeni Yıl Hedefi: Cheers!]]></title><description><![CDATA[<p>Viveka’dan  bağımsız olarak, inişleriyle çıkışları zor bir seneydi benim için… Tabiki ülkenin içinden geçtiği durum da senenin zorluğunu katladı.  İnişlerin daha sert ve uzun süreli olduğu bu senede yaptığım işin,  birlikte çalıştığım insanların ve<strong> Viveka</strong>’nın  aslında benim için ne kadar önemli ve kıymetli olduğunu tekrar anladım.  Belki de</p>]]></description><link>https://blog.viveka.com.tr/yeni-yil-hedefi-cheers/</link><guid isPermaLink="false">61d9d4749776622d32509c93</guid><dc:creator><![CDATA[N.Baris Okur]]></dc:creator><pubDate>Sat, 08 Jan 2022 18:20:35 GMT</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Viveka’dan  bağımsız olarak, inişleriyle çıkışları zor bir seneydi benim için… Tabiki ülkenin içinden geçtiği durum da senenin zorluğunu katladı.  İnişlerin daha sert ve uzun süreli olduğu bu senede yaptığım işin,  birlikte çalıştığım insanların ve<strong> Viveka</strong>’nın  aslında benim için ne kadar önemli ve kıymetli olduğunu tekrar anladım.  Belki de hiç bakmadığım bir perspektiften çözümledim.</p><p>School of Life’daki <a href="https://youtu.be/BmGcG3fgPqU" rel="noopener ugc nofollow">şu</a> videoda söylendiği gibi; <br>“Herkesin hayatı kendi trajedisini barındırıyor…”<br><em>(Not: Bu arada videoyu sonuna mutlaka kadar izleyin, süpriz sonlu…)</em></p><p>Felaket  bir hayat yaşadığımı söylemeyeceğim tabi ki ancak benim hayatım için de  kendi trajedisini barındıran bir seneydi, bazılarına sosyal medyadan  şahit olanlarınız vardır ki bu mecralarda çoğunlukla hepimiz “mutlu”  anlarını ve anılarını paylaşıyor. Ben de nadiren burada dert yandım ve  gördükleriniz inişlerin çok çok küçük bir kısmıydı. Tekrar bunlara girip  başınızı şişirmeyeceğim ancak dediğim gibi bunların tamamına yakını  Viveka ve iş dışı yaşadığım zorluklardı.</p><p>Ciddi  sağlık sorunları, aileden gelen bazı hukuki ve maddi zorluklar vb. gibi  süreçler inişleri oluştururken, en önemli ve en zor sorum da; <strong>2020'nin sonunda hayatımıza giren kızımın geleceği için daha fazla neler yapmalıyım? </strong>oldu.  Malum Türkiye gibi bir ülkede yaşıyorsanız, bu sorunun cevaplanması da  10 kat zorlaşıyor ve her an değişiyor. Geleceğiniz için yapacağınız  finansal planlar bir gecede hatta bir kaç dk’da bir karar ile ters düz  olabiliyor. Bunu bir iniş olarak görmedim tabiki ancak cevaplanması ve  üzerinde çalışılması gereken “zor” bir soru oldu benim için. Yaşadığım  kendi çapımdaki trajedilerle birlikte bu soru da trajedilerin etkisini  sanırım katladı ki, 2021'i benim için zorlukları olan bir yıldı diye  hatırlayacağım.</p><p>Bu  zorluklar ve inişlerden çıkışta aileniz ve dostlarınız kadar -belki de  daha çok- işinizin önemini farkettim. Malum, uyku dışında hayatınızın  çoğu “işiniz” oluyor, hele ki girişimciyseniz bu daha da kaçınılmaz bir  durum. O yüzden de zorluklardan, inişlerden ve engellerden kurtulmanın  veya onları aşmanın 2 önemli çıkış yolundan birinin “yaptığınız iş”  olduğuna inanıyorum.</p><p>Buradan  itibaren size “hayat koçu” veya “kişisel gelişim uzmanı” gibi kendinizi  geliştirmeniz için -bence anlamsız olan- “verimlilik” önerileri  getirmeyeceğim ama o önerileri de bir hatırlayalım;</p><p>Saat 5'de kalkın!<br>Mutlaka en az 50 kitap okuyun!<br>Yoga yapın! Podcast çekin…<br>Kulağınıza sarımsak sokun! <em>(Bu sanırım Akit gazetesiydi ama yukarıdakilerden farkı yok benim için.)</em></p><p>Benim  bu zor senede keşfettiğim ise gerçekten “mutlu” olduğunuz ve  “yarattığınız değerin”, sizle aynı “vizyonu” paylaşan insanlarla  ürettikleriniz kendi trajedilerinizden çıkmanızı sağlıyor. Bu trajediden  çıkarken yarattıklarınız ve ürettiklerinizle de karşılığı kolay  bulunmayan manevi bir doyum yaşabiliyorsunuz.</p><p>Benim  bu noktadaki tavsiyem ise; Sabah işe geldiğinizde, yaşadığınız  zorluklardan sıyrılmanızı, mutlu olmanızı ve yarattığınız değerin  sonucunda insanların size söyledikleriyle yüzünüzü güldürmenizi sağlayan  bir işiniz olsun. İster girişimci ister bir yerde çalışan olun<strong>;</strong></p><p><strong>İnanın hayat mutsuz bir işi sürdürmek için çok kısa ve anlamsız. </strong><br><strong>2022'de belki bununla ilgili bir değişikliği deneyebilirsiniz; ne dersiniz?</strong></p><p>Bakın burada girişimci olun, kendi işinizi yapın vs. gibi tavsiyelerim yok, yanlış anlaşılmasın, mesajım net ve farklı.</p><p>Viveka’nın  da bana yukarıda bahsettiğim duyguyu eksiksiz yaşattığını farkettim.  Yaptığımız işteki tüm zorluklara rağmen gerçekten çalıştığımız  girişimcilerden ve kurumlardan duyduklarımız, resmin dışına çıkıp  baktığımızda hissettiklerimizin bize yaşattığı manevi tatminin gerçek  anlamda maddi karşılığı kolay bulunmaz. Burada pekala <em>“maddi kazanç önemli değil, manevi tatmin yaşayın”</em> gibi hele ki Türkiye koşullarına uygun omayan anlamsız bir tavsiye  vermeyeceğim. Ancak yaptığınız işin maddi ve manevi dengesinin bu kadar  önemli olduğunu ben geçtiğimiz yıl anladım.</p><p>Ofise  girdiğim andan itibaren; Takım arkadaşlarımla yeni bir program  tasarladığımdaki değer yaratma, girişimcilerin keşif sürecindeki  ilerlemesini gözlemleme, startuplarla finansal planlarla gelecek  öngörüsü oluşturma, partner şirketlerimizle yeni yaklaşımlar keşfetme  gibi konuların bende oluşturduğu manevi hazzın hayatımdaki bir çok  trajediden beni uzaklaştırdığını farkettim. Burada, <em>“Büyük bir aileyiz, ne müthiş şans!”</em> gibi romantik bir argümanım yok ancak pragmatizmle soslanmış bir manevi hazzın iş hayatındaki önemine vurgu var diyebilirim.</p><p>Özetle;  Gerçekten hepimizin hayatı kendi trajedisini barındırıyor ve bu  trajediden arınmanın bir çok farklı yolu olabilir. Ben hayatımda  “sevdiğim işi yapmak” yolunu seçtim ve 2021'deki trajedilerimden  uzaklaşırken; bu yolda iyi ortaklar, doğru takım arkadaşlar ve sizi  anlayan partnerlerinizle çalışınca hayatın aslında her koşulda daha  güzel ve anlamlı olduğunu daha da iyi keşfettim. 2021'in bana öğrettiği  en önemli noktalardan biri buydu…</p><p>Bu  sebeple; Bu öğrenme ve manevi tatmin sürecinde payı olan tüm Viveka  ekibine, partnerlerine ve dostlarına tabiki teşekkür etmek dışında,  buraları okuyan kişilere de 2022'de ne yapacaksanız sizi trajedilere  değil, trajedilerden uzaklaştıracak bir yol seçin. Kendi trajedimden ne  kadar uzak olursam etrafımda o kadar da iyi bir etki bıraktığımı da  farkettim. Gerçi sanırım bu herkes için geçerlidir ancak bu etkinin  benim hayat gayelerimden biri olması burada beni sanırım biraz farklı  kılıyor.</p><p>Hayatın  ve ülkenin tatsız gerçeklerinden kendinizi izole edemeyeceğinizi  biliyorum, etmeyin de zaten, hayat o gerçeklerle ve gerçekliklerle  varoluyor. Ancak yaptığınız işin sizi bu gerçeklikler içinde nefes  almanızı, manevi olarak sizi ve çevrenizi tatmin etmenizi, etki  yaratmanızı sağlayacak bir iş olması için yeni bir yol bulabilirsiniz,  ya da en azından bulmayı deneyebilirsiniz… İyi gelecektir…</p><p><strong>Ne  yapıyorsanız aşkla yapın değil, ne yapıyorsanız kendinizi mutlu etmek  için yapın… Zor ama 2022 için sanırım yegane önerim bu olacak…</strong></p><p>Sağlıklı ve mutlu bir yıl dilerim:)</p><p><em>Not: </em><a href="https://youtu.be/BmGcG3fgPqU" rel="noopener ugc nofollow"><em>Linkini</em></a><em> verdiğim videonun sonunu da izleyin mutlaka.)</em></p>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Yatırımın formülü: Pitch Deck!]]></title><description><![CDATA[<p>Girişiminize yatırım almak şüphesiz ki her startup’ın hayalini kurduğu bir andır. Pitch Deckler bu amaca ulaşmak için oldukça önemli bir araçtır. Pitch deck, ürünü/girişimi yatırımcıya en kolay bir şekilde anlatmanızı sağlar. Harika bir sunum, potansiyel yatırımcıları fikriniz hakkında heyecanlandırır ve onları işinizle ilgili sohbete dahil eder ve yüksek</p>]]></description><link>https://blog.viveka.com.tr/yatiriminformulu/</link><guid isPermaLink="false">612bdb9a9776622d32509c6b</guid><dc:creator><![CDATA[Beril Karabulut]]></dc:creator><pubDate>Sun, 29 Aug 2021 19:20:19 GMT</pubDate><media:content url="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/08/Frame-1522.png" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<img src="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/08/Frame-1522.png" alt="Yatırımın formülü: Pitch Deck!"><p>Girişiminize yatırım almak şüphesiz ki her startup’ın hayalini kurduğu bir andır. Pitch Deckler bu amaca ulaşmak için oldukça önemli bir araçtır. Pitch deck, ürünü/girişimi yatırımcıya en kolay bir şekilde anlatmanızı sağlar. Harika bir sunum, potansiyel yatırımcıları fikriniz hakkında heyecanlandırır ve onları işinizle ilgili sohbete dahil eder ve yüksek ihtimalle yatırımın yolunu açar. <br><br>Bu yazıda size kendi pitch deck sunumunuzu hazırlamanız için gereken formülü vereceğim. <br><br>Yüzlerce, hatta binlerce girişimci sunumu dinleyerek ve 8 senedir içinde bulunduğum startup ekosisteminde startuplara bu konuda hem tasarım hem de içerik desteği verdiğim bilgilerden yararlanıyorum. Her türlü pitch deck ve sunum stili gördüm ve bu işin kesinlikle çok basit bir formülü var, tam anlamıyla işe yarayan bir formül! <br><br><strong>Pitch deck nedir?</strong><br><br>Yatırımcı sunumu olarak bilinen pitch deck, girişiminiz/ürününüz hakkında kısa ama bilgilendirici bir genel bakış sağlayan bir sunumdur. İş planınızın kilit noktalarını, sağladığınız ürün ve hizmetleri, üst düzey finansal projeksiyonları ve finansman ihtiyaçlarını kapsamalıdır. İçeriksel olarak doğru strateji ile ilerlediğiniz noktada devreye tasarım girer ve iyi bir tasarım ile birleştiğinde iş fikriniz ve çözdüğünüz probleme göre yatırıma ulaşmanız an meselesi olur.<br><br><br><strong>Peki iyi bir pitch deck nasıl olmalıdır? </strong><br><br>Öncelikle bu sizi şaşırtabilir çünkü yazıya başladığımdan beri sizlere yatırım almanın basit bir formülü olduğundan bahsediyorum. Evet bu formül ile yatırım alabilirsiniz ancak pitch  deckinizin asıl amacı para toplamak değildir. :) “Eee peki yatırım almak demek girişimine para desteği almak demek değil mi?” dediğinizi duyar gibiyim ama pitch deckinizin asıl amacı yatırımcı ile olan bir sonraki toplantıya gitmektir. <br><br>Unutmayın, pitch deckiniz muhtemelen yatırımcının şirketiniz hakkında daha fazla bilgi edinmek için göreceği ilk şeylerden bazısı ve en önemlisidir. Yatırımcılar karakterleri ve sahip oldukları işler gereği çok fazla vakitleri yoktur ve her gün sizin girişiminiz gibi onlarca hatta yüzlerce girişim ile karşılaşırlar. Bu nedenle o kadar akılda kalıcı ve hızlı bir sunum yapmalısınız ki yatırımcılar sunumunuzu duyduktan sonra daha fazlasını istemelerini sağlamalıdır. <br><br>Bu nedenle, yatırım almak için pitch deck hazırlansa da, asıl amacımız bir sonraki adıma geçmektir. (başka bir toplantı veya daha fazla bilgi edinme talebi vb.)<br><br><strong>Peki bu formül nedir?</strong><br><br>Her startup farklı olsa da, bu formülün çoğu startup için işe yaradığını ve büyük olasılıkla potansiyel yatırımcıların ilgisini çektiğini bizzat gözlemledim. Bu nedenle ekip olarak startuplara bu konuda destek olmaya devam ediyoruz. Eğer siz de bir pitch deck hazırlamak konusunda destek almak isterseniz sizler için oluşturduğumuz <a href="https://startupdeal.co/pitch-deck/">şu linkten </a>talebinizi bize iletebilirsiniz. <br>Kendi pitch deckinizi oluştururken aşağıdaki 11 slayt başlığını takip edebilirsiniz. <br><br><strong>1. Vizyon ve Değer önerisi</strong><br><br>Bir startup’ı diğer işletmelerden ayıran en önemli özelliği yarattığı değerdir. Bu nedenle değer önerisini o kadar basit bir şekilde anlatmalısınız ama bir o kadar da etkili olmalı ki sunumun başında, yatırımcıların tüm dikkatini sunumun geri kalanına aktarmalısınız. Ne kadar zor olsa da işinizi anne babanızın anlayacağı şekilde basit ve kısa bir paragrafla anlatmanız gerekiyor.</p><p><strong>2. Problem</strong><br><br>Bir önceki maddede bahsettiğim gibi dünyadaki bir sorunu çözemiyorsanız, sizi diğer işletmelerden ayıran bir özelliğiniz yok demektir. Çözmekte olduğunuz problem ve problemin çözümünü bu slaytta anlatmanız gerekiyor. Ve bu problemi tanımlarken girişiminiz ile ilişkilendirilebilir bir hikaye anlatmayı deneyebilirsiniz. Sorunu olabildiğince gerçek hale getirdikçe, yatırımcıların işinizi ve hedeflerinizi daha iyi anlayacaktır. <br></p><p><strong>3. Hedef pazarınız ve fırsatlar</strong><br><br>Hedef müşterilerinizin kim olduğunu ve ne kadar olduğunu tanımlamak için bu slaytı kullanın. Toplam pazar büyüklüğü nedir ve firmalarınızı bu pazarda nasıl konumlandırıyorsunuz? Bu verileri bu slaytta sunmak çok önemlidir. Çözmekte olduğunuz problemin kapsamını ve ölçeği hakkındaki hikayeyi burada anlatıyorsunuz. <br><br><br><strong>4. Çözüm</strong><br><br>Girişiminizi/Ürününüzü tanımlamak için son slaytınız çözüm slaytı olacaktır. Müşterilerinizin karşılaştığı problemi sizin nasıl çözdüğünüz, ürününüzü nasıl kullandığı problemi anlattığınız slaytta ana hatlarıyla belirttiğiniz sorunları nasıl çözdüğünüzü açıklayın. Çözümünüzü detaylı bi şekilde aktarmak çok önemli. Mümkünse, çözümünüzü anlatırken resimler ve hikayeler kullanın. Göstermek her zaman anlatmaktan daha iyidir. <br></p><p><strong>5. Gelir modeli veya iş modeli</strong></p><p>Artık ürününüzü veya hizmetinizi tanımladığınıza göre, nasıl para kazandığınız hakkında konuşmanız gerekiyor. Bu problemi çözerek ne kadar para kazanıyorsunuz? Ne kadarlık fatura kestiniz? gibi soruların cevaplarını bu slaytta vermeniz gerekiyor. <br><br></p><p><strong>6. Yol haritası</strong></p><p>Girişiminizin nereden nereye gittiğini gösterdiğiniz bu slaytta; ürününüzü belirlediğiniz süreler içerisinde kaç kullanıcı kullandı, hedefinize ne kadar yaklaştınız veya ne kadar sürede vardığınızı göstermesi açısından çok önemlidir. Yatırımcılar, riski azalttığı için iş modelinizin bazı yönlerini kanıtladığınızı görmek ister, bu nedenle, çözümünüzün belirlediğiniz sorunu çözmek için çalıştığını doğrulayan herhangi bir kanıt son derece önemlidir. Önemli kilometre taşlarını özetleyen bu slayt yatırımcıların sunumun sonuna doğru geldikçe sizin ve girişiminiz hakkındaki düşüncelerini oturttukları slayttır. <br></p><p><strong>7. Pazarlama ve satış stratejisi</strong><br><br>Kestiğiniz faturalardan daha önemli olan bir şey varsa o da tabi ki yeni müşterileri girişiminize çekmek ve satış sürecini hızlandırarak arttırmak olmalı. Pazarlama ve satış planınızı özetlemek için bu slaytı kullanın.</p><p><strong>8. Takım</strong></p><p>Yatırımcılar ele aldığınız problemi nasıl çözdüğünüzden sonra en çok dikkat ettikleri nokta takımınızdır. Çünkü iyi bir takım; işinde gerçekten uzman olduklarını kanıtlamaları bu işi tamamlayacağınıza olan inançlarını arttırır. Burada cevaplamanız gereken en önemli sorular şunlar olmalı;<br>Neden siz ve ekibiniz bu şirketi kurmak ve büyütmek için doğru kişilersiniz? Başkalarının sahip olmadığı hangi deneyiminiz var? Ekip üyeleri bu zamana kadar hangi başarıları elde ettiler? Temek uzmanlıkları neler? gibi soruların cevaplarını vurgulamalısınız.</p><p><strong>9. Finansallar</strong></p><p>Yatırımcılar, mali durumunuzu görmeyi bekleyecektir: satış tahmini, gelir tablosu (kar ve zarar tablosu da denir) ve en az üç yıllık nakit akışı tahmini. Satış hedeflerinize ulaşmak için yaptığınız temel varsayımları ve temel gider faktörlerinin neler olduğunu tartışmaya hazır olmalısınız.<br><br></p><p><strong>10. Rekabet</strong></p><p>Rekabet ortamına nasıl uyum sağladığınızı ve bugün piyasada bulunan rakipler ve alternatiflerden nasıl farklı olduğunuzu açıklayın. Rekabete göre hangi önemli avantajlarınız var veya sahip olduğunuz ve diğerlerinin sahip olmadığı bazı “gizli soslar” var mı?</p><p>Buradaki anahtar, piyasadaki diğer oyunculardan nasıl farklı olduğunuzu ve müşterilerin neden sizi seçeceğini açıklamaktır.<br></p><p><strong>11. Yatırım ve fon kullanımı</strong></p><p>Son olarak, parayı gerçekten istemenin zamanı geldi. Yatırımcılarla bir sonraki aşamaya geçmek için ne kadar bir paraya ihtiyacınız olduğunu açıklamanız gerekiyor. Daha da önemlisi, istediğiniz miktarda paraya neden ihtiyacınız olduğunu ve parayı nasıl kullanmayı planladığınızı açıklayabilmeniz gerekir. Yatırımcılar, paralarının nasıl kullanıldığını ve işletmeniz için belirlediğiniz hedeflere ulaşmanıza nasıl yardımcı olacağını bilmek isteyeceklerdir.<br><br>Bu noktaya kadar, genel hatları ile bir yatırımcı sunumu hazırlamanın formülünden bahsettim. Ancak sadece bu maddeleri sağlamakla da işler bitmiyor. Pitch deckinizi hazırlayıp sunduktan sonra yatırımcılarla yapacağınız bir sonraki toplantınızda gelecek sorulara hazırlıklı olmanız gerekiyor. Şirketinizin exit stratejisi, ortaklık yapısı, ürününüzün demosu, yönetici özeti, teknik dökümantasyon, detaylı bir finansal model çalışması ve pazar araştırması yapmanız gerekiyor ki, yatırım alma süreciniz mutlu sona ulaşsın. <br><br>Hadi girişiminize yatırım almak için iyi bir pitch deck hazırlamaya başlayın! Bu süreçte bizlerin desteğine ihtiyaç duyarsanız biz<a href="https://startupdeal.co/pitch-deck/"> StartupDeal o</a>larak bir mail kadar yakınızdayız.  <br><br>Yatırımcınız bol olsun! :)</p>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Fabrikada Metaverse - Siber arazilerin bir haritası yok]]></title><description><![CDATA[<p>Siberalan isim babası bazılarına göre siberpunk akımının en önemli isimlerin William Gibson`ın belgeselinin isminden esinlenerek başlayalım. Siberalan`ın bize sunduklarının ne sınırı ne de yeterince kapsayıcı bir haritası yok. Siberalanlar ifadesinin ilk çıkış alanı tahmin ettiğiniz gibi bilgisayarlardan değil Danimarklı sanatçılar artist duo Susanne Ussing and Carsten Hoff in</p>]]></description><link>https://blog.viveka.com.tr/siber-arazilerin-bir-haritasi-yok/</link><guid isPermaLink="false">612337049776622d32509bc4</guid><dc:creator><![CDATA[M.Emin Okutan]]></dc:creator><pubDate>Mon, 23 Aug 2021 06:26:46 GMT</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Siberalan isim babası bazılarına göre siberpunk akımının en önemli isimlerin William Gibson`ın belgeselinin isminden esinlenerek başlayalım. Siberalan`ın bize sunduklarının ne sınırı ne de yeterince kapsayıcı bir haritası yok. Siberalanlar ifadesinin ilk çıkış alanı tahmin ettiğiniz gibi bilgisayarlardan değil Danimarklı sanatçılar artist duo Susanne Ussing and Carsten Hoff in 1968 to 1970 yılında sergisinde kullanılmış. Yaşam alanlarında daha ucu açık, esnek ve yaşayanın müdahalesi ile şekil alan yapılar konusunda bir deney yapmak istemişler. Sergi tamamen fiziksel kurgulanmış. (Sergiyi merak edenler için -&gt; <a href="https://kunstkritikk.com/the-reinvention-of-cyberspace/">https://kunstkritikk.com/the-reinvention-of-cyberspace/</a>)  1984 yılında ünlü bilimkurgu romanı Neuromancer kitabında ise bu kavram William Gibson tarafından pekiştirilmiş. Ben romanı lise döneminde okumuştum. Matrix etkisiyle bizim kuşak kung fu estetiğinde kod yazarak sanal dünyada yer alabilme heyecanı yaşıyordu. Ofis içi etkileşimi için kullandığımız sanal araçlar (zoom, miro) ve bizim sanal temsiliyetlerimizin (video, avatar) buluştuğu adrese siber alan diyebiliriz. Bu dünya şimdilik iki boyutlu yani bizimle araç arasında alana bağlı bir deneyim yok. Örnek olarak bir toplantıdan bir toplantıya gitmek için bir yönde yürümek zorunda değiliz. Hatta aynı anda ikisinde bile varolmamız mümkün. Üç boyutlu alanlara geçtiğimizde kullanıcı deneyimi ihtiyaçları değişiyordur. Bu konuda harika bir yazı için -&gt; <a href="https://uxdesign.cc/3d-worlds-and-the-future-of-ux-a-review-of-spatial-interfaces-66254bad947f">https://uxdesign.cc/3d-worlds-and-the-future-of-ux-a-review-of-spatial-interfaces-66254bad947f</a></p><figure class="kg-card kg-image-card kg-card-hascaption"><img src="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/08/pexels-cottonbro-5474040.jpg" class="kg-image"><figcaption>Kod yazma sürecini estetik ve heyecanlı hale getirmek zor sinemacılar için</figcaption></figure><p>Alan içi deneyim konusunda oyun dünyasından daha çok şey öğrenebiliriz. Örneğin sanal dünyada model canlandırmayı ve kurgusal bir dünyada rol yapmayı ekonomi yürütmeyi öğrenebildik. (Ultima) . Sanal dünya kurmayı ve tıpkı Danimarkalıların yaptığı gibi etkileşimli dünya kurmayı öğrendik (Minecraft) Sanal dünyada rekabet etmeyi ve belirli bir sistem yarışmayı öğrendik. (Espor..benim kuşağım için starcraft) Sanal objelere sahipliğini kalıcı hale getirecek kontratlar yazmaya başladık. (NFT)  Önümüzdeki dönem sanal dünyada çalışmayı ve üretmeyi öğrenmeye başlayacak mıyız? Bu dünyayı nasıl kurgulayabiliriz ve nasıl kurgulayabiliriz ? İş, organizasyon ve fabrika dünyasının siber alanda nasıl yer alacağı konusunun şimdilik ucu açık ancak oyun dünyasından epey bir deneyim aktarabiliriz diye düşünüyoruz. Bu soru aslında uzak bir soru değil. Çünkü ülkemizinde oldukça başarılı olduğu oyun sektörü her hafta yüzlerde oyun firması ile dünya kurgu işini üstleniyor.  <br><br></p><figure class="kg-card kg-image-card kg-card-hascaption"><img src="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/08/pexels-thisisengineering-3862627.jpg" class="kg-image"><figcaption>Geleceğin fabrikaları&nbsp;</figcaption></figure><p>Fabrika sanallaştırma üzerine konuştuğumuzda iiot, büyük veri analizinden, dijital ikizlerden bahsediyoruz.  TÜBİTAK 2016 yılında yayınladığı raporda Dijitalleşme, Etkileşim, Geleceğin Fabrikaları olarak üç başlıkta ele alınmıştır. Türkiye`nin dijital dönüşüm haritasıyla ilgili bilgilere buradan ulaşabilirsiniz -&gt; <a href="https://cdnendustri40.4flyy.com/file/e267e931e0794d50b5e4ba40306cffcb/tsddtyh.pdf">https://cdnendustri40.4flyy.com/file/e267e931e0794d50b5e4ba40306cffcb/tsddtyh.pdf</a>  Dijital Türkiye planının önemli bileşenlerinden biri insan kaynağı. Yeni kuşak yöneticileri fabrika sanallaştırma konusunda nasıl eğitebiliriz ? Veri toplama, analiz gerçekleştirme ve test senaryoları uygulamayı siberalanda kurarken binlerce oyuncu ile test etmek mümkün mü ?   Geçtiğimiz günlerde Facebook ileri vizyonunda Metaverse (Dünya ötesi) olduğunu açıkladı. İş dünyası deneyimi dediğimizde reklam platformunu hariç tutarsak facebook mesai içerisinde aktif bir araç olarak tanımlamak çok kolay değil. Metaverse ile bu görüşü değiştirmek istediklerini düşünüyorum hem alışveriş ve iş verimliliği açısından. Geleceğin fabrikaları için sanallaştırma gerçekleştirecek, sistem kuracak ve test edecek insan kaynağını oyun dünyasından bulabiliriz. </p><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/08/Ekran-Resmi-2021-08-23-O-O--9.38.40-3.png" class="kg-image"></figure><p> <br><br>Siberalanlardan öğrenecek daha çok konu olduğunu düşünüyorum. İşte bu yüzden oyun dünyasının dünya kurma ve sistem geliştirme becerileri ile fabrikaların sanallaştırma ihtiyaçlarını birleştirmeye karar verdik. Bu modeli ilk  Yalova OSB tarafından yürütülen Atlas Hackathonda gerçekleştireceğiz. Üretim alanının bize ilham verdikleriyle oyun tasarım prensiplerini örtüştüreceğiz. Böylelikle oyun dinamikleriyle sistemsel düşünce pratikleriyle iki taraf için faydalı sonuçları beraber keşfedeceğimizi düşünüyoruz.</p><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/08/Atlas-Oyun--al--ma.jpg" class="kg-image"></figure><p>Eğer hala kayıt olmadıysanız 30 Ağustosa kadar vaktiniz var.  Sadece oyun geliştiricilerini değil aynı zamanda endüstri mühendislerini, işletmecileri de bekliyoruz.  Kayıtlar için son haftadayız. Etkinlik 10-11-12 Eylül tarihinde çevrimiçi gerçekleşecek. Epey  rekabetçi başvurular aldığımızı söyleyebilirim :) <br><br>Hackathona katılmak için kodlama bilmek zorunda değilsiniz. (Algoritmik veya tasarımsal düşünce faydalı olabilir )<br><br>Direk etkinlik kaydı için -&gt; <a href="https://lnkd.in/ePdx_Vzx">https://lnkd.in/ePdx_Vzx</a></p>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Felaketten Ümide Yolculuğumuz]]></title><description><![CDATA[<p>Bana mı öyle geliyor, kimi zamanlar emin olamıyorum ancak dünya genelinde son senelerde ortaya çıkan doğal felaketlerin etkisi, yıkım süresi ve büyüklüğü yıllar içinde artış göstererek insanlığı sarsmaya devam ediyor. İstatiksel konuşacak olursak, Center for Research on the Epidemiology of Disasters verilerine göre son 25 senede yaklaşık olarak 7.000</p>]]></description><link>https://blog.viveka.com.tr/felaketten-umide-yolculugumuz/</link><guid isPermaLink="false">6118d6769776622d32509bb4</guid><dc:creator><![CDATA[Işıl Gözkaya]]></dc:creator><pubDate>Sun, 15 Aug 2021 08:57:58 GMT</pubDate><media:content url="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/08/ankaranallihankuscenneti.jpeg" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<img src="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/08/ankaranallihankuscenneti.jpeg" alt="Felaketten Ümide Yolculuğumuz"><p>Bana mı öyle geliyor, kimi zamanlar emin olamıyorum ancak dünya genelinde son senelerde ortaya çıkan doğal felaketlerin etkisi, yıkım süresi ve büyüklüğü yıllar içinde artış göstererek insanlığı sarsmaya devam ediyor. İstatiksel konuşacak olursak, Center for Research on the Epidemiology of Disasters verilerine göre son 25 senede yaklaşık olarak 7.000 doğal afet meydana gelerek 1.3 milyon insan ve milyonlarca daha canlı hayatlarını kaybetti.1</p><p>Ne yazık ki biz de doğal afet vatanlarından biri olarak anılan ülkelerden birinde yaşıyoruz. Türkiye sahip olduğu tektonik, iklimsel ve topografik yapısı sebebiyle sürekli olarak doğal afetler ile karşı karşıya kalan bir ülke. Özellikle son birkaç senedir yaşanan doğal afetlerin de etkisi ve yıkımı gözle görünür bir şekilde artarak devam ediyor. Hepimizin de gündemi takip ettiği üzere son zamanlarda çıkan orman yangınları ülkemizde hala devam ederken çoğumuzu korkutuyor. Temmuz’dan bu yana toplam 53 ilde olmak üzere, 270 adet orman yangını çıktı ve yaklaşık 176 bin hektar ormanlık alan yok oldu.2 Sadece Türkiye bu kadarlık bir kayıp verirken dünya genelinde yangının bilançosu çok daha ağır çıkmış durumda. Maalesef sadece 2021 yılında 43 ülkede olmak üzere toplam 831 orman yangını meydana geldi ve yaklaşık 433 bin hektarlık alan yok oldu.</p><p>Aşağıdaki görselde Nasa’ üzerinden alınan anlık görüntüde yangın haritası siz de görebilirsiniz. Dikkatlice bakıldığında bu konunun acilen masaya yatırılması gerektiği anlaşılıyor.</p><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/08/image-2.png" class="kg-image" alt="Felaketten Ümide Yolculuğumuz"></figure><p>*https://firms.modaps.eosdis.nasa.gov/map/#d:2021-08-13..2021-08-14;l:country-outline;@10.4,-7.2,3z</p><p>Yaşanan bu felaketler, bazı girişimcileri aksiyon almaya teşvik ederek, onların doğal afetleri önleyici ve/ veya doğal felaketlerin etkisini ve büyüklüğünü azaltacak birkaç yeni fikirle bu kötü süreçleri atlatmamız için yeni çalışmalara sürükledi. Açıkçası bu girişimleri okudukça dünyaya ve geleceğimize dair inancım tekrar tekrar yeşerdi. Sizlerin de bu inancı paylaşabilmesi için araştırdığım bu girişimlerden birkaçını paylaşmak istedim.</p><p>Bildiğiniz üzere, doğal afetler ile karşı karşıya kaldığımızda yaptığımız en büyük hatalardan biri paniklememiz ve durumu büyüterek daha da büyük yıkımlara ve kayıplara yol açmamız. Carbyne9113 adlı İsrail asıllı bir şirket bu durumu önlemek adına bir sistem üzerine çalışıyor. 911 sistemini dijitalleştirerek 911 hattına ses ile algılanan IP mekanizması, konum belirleme ve canlı video bağlantısı kurarak acil durumlarda yaşanan emir komuta zincirindeki aksaklıkları önlemeyi amaçlamakta. Carbyne911, onlar ile çalışan acil servislerin sevk süresinde %65 oranında azalma olduğunu bildiriyor.4 Yani demek oluyor ki kurdukları yapı sayesinde felaketlerin yıkım büyüklükleri büyük oranda bir azalma gösteriyor. Bütün doğal afetler esnasında, gerekli altyapı sistemleri kurulduğu müddetçe dünya çapında yapılabilecek bu sistem geleceğimiz açısından umut vadediyor.</p><p>Ek olarak, dünyanın %70’ nin su ile kaplı olduğu bilinse de kullanabildiğimiz su %3’ünden bile az. Bu oranın azlığı ve kaynakların dengeli dağıtımıyla alakalı yaşanan sıkıntılardan dolayı çok sayıda insan suya erişmekte güçlük çekiyor.  Daha matematiksel konuşursak, dünya genelinde 1.1 milyar insan suya erişemiyor ve yaklaşık 2.7 milyar insan da yılın en az 1 ayı su kıtlığı yaşıyor. 2009 yılında kurulan Watergen adlı bir girişim, havadaki nemden faydalanarak saf ve temiz içme suyu elde edebiliyor.4  Su jeneratörleri şu anda köylere, ticaret merkezlerine, hastanelere ve işyerlerine temiz su olanağı sağlayabiliyor.5 Günümüz şartlarında bile temiz suya erişmek bir lüksken, girişimcinin bu fikri geleceğimizi garanti altına almayı amaçlamakta.</p><p>Umarım bu gibi girişimlerin sayısı günden güne artar ve gerek devlet teşvikleri gerek yatırımcıların destekleriyle daha da büyüyerek ileride çocuklarımıza daha iyi bir gelecek bırakmamız konusunda bize yardımcı olur.</p><p>Kaynakça:</p><p>1) 	<a href="https://www.thezebra.com/resources/research/natural-disaster-statistics/">https://www.thezebra.com/resources/research/natural-disaster-statistics/</a></p><p>2) 	<a href="https://kronos34.news/tr/yanginin-bilancosu-agir-oldu-turkiye-akdeniz-ulkeleri-arasinda-2021-yilinda-en-fazla-ormanlik-alanin-yandigi-ulke-oldu/">https://kronos34.news/tr/yanginin-bilancosu-agir-oldu-turkiye-akdeniz-ulkeleri-arasinda-2021-yilinda-en-fazla-ormanlik-alanin-yandigi-ulke-oldu/</a></p><p>3) 	<a href="https://carbyne911.com/">https://carbyne911.com/</a></p><p>4) 	<a href="https://www.calcalistech.com/ctech/articles/0,7340,L-3784113,00.html">https://www.calcalistech.com/ctech/articles/0,7340,L-3784113,00.html</a></p><p>5) 	<a href="https://www.worldwildlife.org/threats/water-scarcity">https://www.worldwildlife.org/threats/water-scarcity</a></p><p>6) 	<a href="https://www.watergen.com/">https://www.watergen.com/</a></p>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Peki Siz Nasıl Bir Girişimcisiniz?]]></title><description><![CDATA[<p></p><p>Bu Cuma, haftasonuna giriş yapmadan sizi düşündürürken eğlendiren bir blog yazısı ile başlamak istedim. </p><p>Her bir girişimcinin kariyer yolculuğunda ona eşlik eden bir karakteri vardır. Bazıları limitlerini sonuna kadar zorlayıp başarı peşinde koşarken, bazıları ise hayallerine ulaşmak için araştırma ve mantık ile arkadaşlık eder.</p><p>Bir çoğumuzun aşina olduğu Myers-Briggs Tip</p>]]></description><link>https://blog.viveka.com.tr/nasil-bir-girisimcisiniz/</link><guid isPermaLink="false">60e84b2b9776622d32509b88</guid><dc:creator><![CDATA[Aysha Hasanova]]></dc:creator><pubDate>Fri, 09 Jul 2021 15:00:00 GMT</pubDate><media:content url="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/07/entp-1.png" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<img src="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/07/entp-1.png" alt="Peki Siz Nasıl Bir Girişimcisiniz?"><p></p><p>Bu Cuma, haftasonuna giriş yapmadan sizi düşündürürken eğlendiren bir blog yazısı ile başlamak istedim. </p><p>Her bir girişimcinin kariyer yolculuğunda ona eşlik eden bir karakteri vardır. Bazıları limitlerini sonuna kadar zorlayıp başarı peşinde koşarken, bazıları ise hayallerine ulaşmak için araştırma ve mantık ile arkadaşlık eder.</p><p>Bir çoğumuzun aşina olduğu Myers-Briggs Tip Göstergesi (MBTI) günlük hayatta yaptığımız tercihlere bakarak nasıl bir karaktere sahip olduğumuzu çözümlüyor. MBTI, insanların 4 ana özelliğine bakarak onların kişilik tiplerine göre ayırıyor.</p><p>·   	<strong>İ </strong>(İçedönük) ya da <strong>E</strong> (Dışadönük)</p><p>·   	<strong>S</strong> (Duyumsayanlar/Sağduyulular) ya da <strong>N</strong> (Sezgilerini kullananlar)</p><p>·   	<strong>T</strong> (Düşünenler) ya da <strong>F</strong> (Hissedenler)</p><p>·   	<strong>J </strong>(Yargılayanlar) ya da <strong>P</strong> (Kavrayanlar)</p><p>Peki girişimciler arasında en yaygın olan “kişilik tipleri” hangileri?</p><p><strong>“Her Şeyi Yapabilirim” Diyen Girişimci (ENTP)</strong></p><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/07/entp.png" class="kg-image" alt="Peki Siz Nasıl Bir Girişimcisiniz?"></figure><p>Eminim hepimizin etrafında dikkatleri üzerine çekmeye bayılan ve liderlik özelliklerini sergilemekten keyif alan girişimciler vardır. Bu meraklı ve yaratıcı girişimci tipini, tam bir fikir canavarı olarak düşünebiliriz. Her gün yeni fikirler üreten, fikirden fikre atlayan ve yenilikçi tarafı ile herkesi büyüleyen girişimciler, adeta “Her şeyi yapabilirim” düşüncelerini herkese göstermekten çekinmeyenlerdir. ENTP kişilik tipinde olan kişiler, fikirlerini aktarmak ve insanlarla ilişki geliştirmek konularında doğuştan yeteneklidir.</p><p></p><p><strong>“Kitabına Göre Yaparım” Diyen Girişimci (ESTJ)</strong></p><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/07/estj.png" class="kg-image" alt="Peki Siz Nasıl Bir Girişimcisiniz?"></figure><p>Bir diğer girişimci grubu ise ESTJ kişilik tipinde olanlardır. Hepimizin gıpta ettiği, düzenli ve planlı kişiler vardır. Kararlarını gerçekler ve mantığa dayalı veren bu girişimciler, dışa dönük karakterleri ile liderlik yapmak için doğmuşlardır. Hiçbir detayın gözden kaçmasına izin vermeyen bu kişiler, her şeyi kitabına göre yapmaya çalışır. Zamanlama ve ekip yönetimi konularında doğal bir yeteneğe sahiptirler.</p><p></p><p><strong>“Karizmasıyla Büyüleyen” Girişimci (ENTJ)</strong></p><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/07/entj.png" class="kg-image" alt="Peki Siz Nasıl Bir Girişimcisiniz?"></figure><p>Peki o karizmasıyla bizi büyüleyen girişimcilere ne demeli? Hırs ve başarı ile motive olan bu girişimciler, problemlerin peşinden koşarak, doğru çözümleri hızlı bir şekilde bulma dürtüsüne sahiptirler. Olumlu ve enerjik yapıları onları farklılaştıran özellikleri arasındadır. Bu kişilik tipine sahip kişiler büyük resme odaklanır. Problem çözmekte sistematik bir yol izleyen ENTJ’ler, olası bir probleme karşı, sadece A ve B planlarını değil, C, D, E ve hatta F planlarını da hazırda bulundurur.</p><p></p><p><strong>“Sessiz Mucit” Girişimci (INTJ)</strong></p><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/07/intj.png" class="kg-image" alt="Peki Siz Nasıl Bir Girişimcisiniz?"></figure><p>Toplum olarak kitap kurdu olarak tanımladığımız “Sessiz Mucit”ler yaratıcı, kararlı ve meraklı olarak bilinir. Kendi sessiz ortamlarında ustalıklarını sergilemeyi seven bu girişimciler, gurur duydukları bir şey inşa ettiklerinde, onu başkalarıyla paylaşmak için can atarlar. Bu girişimciler, küçük başlamayı ve büyük adımlar atmadan önce yavaş yavaş başarılarını kanıtlamayı tercih ederler. Otoriteyi çok sevmeyen sessiz mucitler, hayal güçlerini kullanmayı ve yeni metotlar denemeyi çok sever.</p><p><strong>“Hakim de Benim, Jüri de” Diyen Girişimci (ISTJ)</strong></p><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/07/istj.png" class="kg-image" alt="Peki Siz Nasıl Bir Girişimcisiniz?"></figure><p>Toplumsal düzeni korumaya ve kendine yüksek standartlar belirleyerek onları başarmaya çalışan girişimciler ise “Hakim de Benim, Jüri de” girişimcisi olarak tanımlanıyor. En belirgin özellikleri zekası olan bu girişimciler, öngörülebilir senaryoları, hayal gücüne tercih ederler. ISTJ’ler sorumluluk almayı sever ve bir fikre bağlı olduklarında peşini asla bırakmaz. Etrafınızda tükenmişlik sendromuna yakalanan işkolik birisi varsa, muhtemelen bu tiplerdir.</p><p>Girişimciler en çok bu kişilik tiplerinde olsa da siz benzersiz özelliklerinizle farklı bir kategoride de olabilirsiniz. Önemli olan bu özelliklerinizi doğru şekilde kullanabilmek ve kariyer yolculuğunuzda farklı kişilik tiplerinden gelen muhteşem takım arkadaşlarını bulabilmek</p><p>Bugünün sorusu: <em><strong>Siz kendinizi nasıl bir girişimci olarak tanımlarsınız?</strong></em></p><p>Testi çözmek isterseniz aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.</p><p><a href="https://www.16personalities.com/free-personality-test">https://www.16personalities.com/free-personality-test</a></p>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[BiGG Programına Başvurmayı Düşünenlere Kısa Öneriler]]></title><description><![CDATA[<p><strong> </strong>TÜBİTAK 1512 Bireysel Girişimci Desteği’nin bende ayrı bir yeri var. Hem eski bir TÜBİTAK çalışanı olduğum için, hem de Viveka ile yollarımın kesişmesine vesile olduğu için. Viveka ile ilk çalışma deneyimim 2019 BiGG döneminde olmuştu. Sonrasında tam zamanlı Viveka’ya geçişimin temelini o dönemki çalışma dinamiğimizin, enerjimizin, vizyonumuzun tutması</p>]]></description><link>https://blog.viveka.com.tr/bigg-programina-basvurmayi-dusunenlere-kisa-oneriler/</link><guid isPermaLink="false">60d706539776622d32509b4c</guid><dc:creator><![CDATA[İlter Haliloğlu]]></dc:creator><pubDate>Sat, 26 Jun 2021 11:05:09 GMT</pubDate><media:content url="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/06/BlogBanner_June7.jpeg" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<img src="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/06/BlogBanner_June7.jpeg" alt="BiGG Programına Başvurmayı Düşünenlere Kısa Öneriler"><p><strong> </strong>TÜBİTAK 1512 Bireysel Girişimci Desteği’nin bende ayrı bir yeri var. Hem eski bir TÜBİTAK çalışanı olduğum için, hem de Viveka ile yollarımın kesişmesine vesile olduğu için. Viveka ile ilk çalışma deneyimim 2019 BiGG döneminde olmuştu. Sonrasında tam zamanlı Viveka’ya geçişimin temelini o dönemki çalışma dinamiğimizin, enerjimizin, vizyonumuzun tutması ve çalıştığımız programın başarısı ile attık diye düşünüyorum. <br></p><p>BiGG programı, içinde teknolojik yenilik barındıran fikirlerin ticarileşmesine yardımcı olmak için TÜBİTAK’ın verdiği 200.000TL’lik bir hibe desteği. Muhtemelen farklı mecralarda programla ilgili paylaşımları ve farklı BiGG programı duyuruları görüyorsunuz. O zaman en çok aldığımız soruları kısa kısa yanıtlamaya çalışayım. <br></p><p><strong>1. Farklı BiGG Program duyuruları görüyorum, bunlar arasındaki fark nedir?</strong></p><p>BiGG’de başvurular seçilmiş Uygulayıcı Kuruluşlar (UK) aracılığıyla toplanıyor. Bu UK’lar eğitim ve mentorluklarla girişimcileri en iyi şekilde hazırlayıp uygun bulduklarını TÜBİTAK’a gönderiyorlar. Dolayısıyla hepsi kendi markaları altında uyguladıkları BiGG sürecinin duyurularını yapıyorlar. BiGG’e başvuru yapabilmek için bir Uygulayıcı Kuruluşla çalışmalısınız. <br></p><p>Viveka olarak programın başladığı 2015’ten bu yana 10’dan fazla önde gelen UK’ya destek verdik. 2020 yılı itibariyle biz de bir UK olduk. V-BiGG programımız ile açılan ilk çağrıda %57 başarı oranı yakaladık, 4 girişimciye 800.000 TL’lik hibe kazandırdık. <br></p><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/06/22sorununbasinaolabilir1min-60d707448ff86-1.jpeg" class="kg-image" alt="BiGG Programına Başvurmayı Düşünenlere Kısa Öneriler"></figure><p><strong>2. Hangi Uygulayıcı Kuruluşun programı bana uygun?</strong></p><p>Bu çok kişisel bir soru elbette. Bazı kişiler kendi çalıştıkları ya da kendilerini yakın hissettikleri UK’yı seçiyor, bazıları ise kurumun ismine, marka değerine, kurumsal işbirliklerine bakıyor. Bazı UK’lar tematik bir alana özel başvuruları kabul ediyor sadece, dolayısıyla alanın örtüşmesi durumunda bunu da tercih edenler var. Her kurumun kendi süreçleri farklı, o yüzden iyi incelemek gerek. <br></p><p>Viveka’yı burada öne çıkaran konunun BiGG’in ilk ortaya çıktığı yıllardan bu yana geliştirdiği bilgi birikimi ve tecrübesi olduğunu düşünüyorum. Habitat Derneği, Teknopark Ankara, Bimtaş (İBB) gibi partnerlerimiz ve Brisa ve BSH gibi kurumsal paydaşlarımızla dikey mentorluklar ve sağladığımız networkle size hem başvuru sürecinde hem de sonrasında yardımcı oluyoruz. <br></p><p>Ayrıca, Viveka olarak birçok kuluçka / hızlandırma programı da yapıyoruz. Dolayısıyla beraber yola çıktığımız girişimcilerimizin 1512 desteği alıp şirketleşmesi aslında beraber çıktığımız yolculuğun yalnızca ilk adımı. Uzun vadede startuplarımızı farklı programlarımıza alarak onların büyüme ve ölçeklenme eforlarına da destek oluyoruz.<br></p><p><strong>3. Başvuru için hangi koşulları sağlamalıyım?</strong></p><p>Önlisans, lisans, yüksek lisans ya da doktora programlarına kayıtlı öğrenci ya da bu programlardan mezun olmanız, daha önce bu destekten faydalanmamış olmanız ve herhangi bir firmada başvuru anı itibariyle ortak olmamanız gerekiyor. Bunun dışında fikrinizin teknolojik yenilik içeren bir ürün ortaya koyması gerekmekte. Burada tamlamanın iki yanı da kritik. Evet yenilik getirmesi önemli, ancak bunun arkasında da bir teknoloji ve üzerine düşündüğünüz bir metodoloji olmalı. Sonuçta TÜBİTAK size desteği Ar-Ge yapmanız için veriyor. Elbette çok inovatif ama ticarileşemeyecek bir ürün ortaya çıkması istenmiyor. Dolayısıyla piyasada bu ürüne ihtiyaç olduğunu ve rakiplerden ayrılan özgün tarafımızı iyi ortaya koymamız, ticarileşebilecek bir ürün ortaya çıkacağına jüriyi ikna etmemiz lazım. Son kriter de yapılabilirlik, hem uzmanlığımızın, hem sunduğumuz teknoloji yol haritasının yapılabilirliğini göstermek önemli.<br></p><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/06/4.sorunun-bas-lang-c-na-konabilir.jpg" class="kg-image" alt="BiGG Programına Başvurmayı Düşünenlere Kısa Öneriler"></figure><p><strong>4. Dünyada daha önce eşi benzeri olmayan bir şey mi yapmam gerekiyor?</strong></p><p>Uluslararası alanda kabul görecek bir yenilik elbette getirebiliriz ama illa şart değil. Dünyada örnekleri olan ancak ülkemizde olmayan bir ürün çıkarmayı da planlıyor olabiliriz. Burada kritik konu en azından ulusal bazda yenilik içermesi, ülkemizde ve sonrasında küresel bazda rekabet edebilecek bir teknoloji olması, ortaya kendine ait özgün bir değer önerisi koyabilmesi. <br></p><p>V-BiGG kapsamında mentorluklarla yapmaya çalıştığımız şey de fikri farklı açılardan inceleyerek en uygun haline getirmek. Bu hem teknolojinin anlatılması ve ürünün şekillendirilmesi tarafında, hem de ürünün hitap edeceği müşteri ve pazar profili anlamında beraber çalışıyoruz demek. <br></p><p><strong>5. Programla ilgili nasıl daha fazla bilgi alabilirim?</strong></p><p>Öncelikle TÜBİTAK’ın ilgili <a href="https://www.tubitak.gov.tr/tr/duyuru/bigg-2021-yili-birinci-cagrisi-yeni-girisimci-tanimiyla-acildi">web sayfasına </a>bakabilirsiniz. Şu anda açık bir çağrı var ve 30 Temmuz’a kadar başvurular alınabiliyor. <br></p><p>Eğer ilgi duyarsanız, <a href="http://www.viveka.com.tr/v-bigg">www.viveka.com.tr/v-bigg</a> adresinden bizim yürüttüğümüz programla ilgili bilgi alabilir, oradaki başvuru formunu doldurarak fikrinizi bizimle paylaşabilirseniz. <br></p><p>Yıllar içinde oluşturduğumuz bilgi birikimini yeni girişimci adaylarımızla paylaşmak bizim için çok büyük mutluluk. Programla ilgili başvuru ya da bilgi almak için web sitemiz üzerinden bize ulaşabilirsiniz!</p>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Entropiden Pandemiye Bir Aklın Seyir Defteri]]></title><description><![CDATA[<p><br><a href="https://open.spotify.com/track/7aEjtbnGEHokz8tX0CAJeK?si=zr092gsMRMel3aqgUWG_pQ&amp;dl_branch=1">https://open.spotify.com/track/7aEjtbnGEHokz8tX0CAJeK?si=zr092gsMRMel3aqgUWG_pQ&amp;dl_branch=1</a><br></p><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/06/image.png" class="kg-image"></figure><p>Önceleri sabah odama vuran gün ışığını takip edip asfaltlardan heceleri toplarken; hayatımıza bir mart akşamı ansızın giren pandemiyle birlikte her sabah odamdan çıkıp salon parkelerine düşen gün ışığını takip ederek masama oturuyorum…<br></p><p>Hepimizinki de çok farklı değil</p>]]></description><link>https://blog.viveka.com.tr/entropiden-pandemiye-bir-aklin-seyir-defteri/</link><guid isPermaLink="false">60cf03e49776622d32509b18</guid><dc:creator><![CDATA[Nil Koza]]></dc:creator><pubDate>Sun, 20 Jun 2021 09:15:11 GMT</pubDate><media:content url="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/06/Untitled-design.jpg" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<img src="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/06/Untitled-design.jpg" alt="Entropiden Pandemiye Bir Aklın Seyir Defteri"><p><br><a href="https://open.spotify.com/track/7aEjtbnGEHokz8tX0CAJeK?si=zr092gsMRMel3aqgUWG_pQ&amp;dl_branch=1">https://open.spotify.com/track/7aEjtbnGEHokz8tX0CAJeK?si=zr092gsMRMel3aqgUWG_pQ&amp;dl_branch=1</a><br></p><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/06/image.png" class="kg-image" alt="Entropiden Pandemiye Bir Aklın Seyir Defteri"></figure><p>Önceleri sabah odama vuran gün ışığını takip edip asfaltlardan heceleri toplarken; hayatımıza bir mart akşamı ansızın giren pandemiyle birlikte her sabah odamdan çıkıp salon parkelerine düşen gün ışığını takip ederek masama oturuyorum…<br></p><p>Hepimizinki de çok farklı değil sanırım? <br></p><p>Ben parkelere düşen gün ışığını takip ederken sen de kendi parmak uçlarında adımlarını başka şekillerde takip ediyorsun…<br></p><p>Aslında hepimiz evlerden sokaklara, şehirlerden denizlere akan bir kaosun içinden kendi iç gürültümüze sürüklendik. Size de içiniz ilk başlarda sokaklardan daha gürültülü gelmedi mi? Şehrin gürültüsü, hayat koşturması ve hayatta kalma mücadelesi derken içimizdeki gürültüleri bir şekilde bastırmayı başarmıştık. Sokaklardan evlere, odamızdan içimize çekildikçe hissetmeye başladık…</p><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/06/image-1.png" class="kg-image" alt="Entropiden Pandemiye Bir Aklın Seyir Defteri"></figure><p><em>Entropi…</em> Termodinamiğin 2. yasası olan entropi aslında bize sadece fiziksel bir kavramdan öte hayatın içinden gelen birçok soruya da cevap bulmamızı sağlar... Havadaki gazın genleşmesi, vücudumuzdaki moleküllerin dağılımı ya da toplumsal bunalımlar içinde var olmaya çalışan biz insanlar… “<em>Evrende düzensizlik her zaman artma eğilimindedir”.</em><br></p><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://lh6.googleusercontent.com/llewjdkGpVsEH5w0fgE1IWvDonl2aKD32lNk2pglr5qImG1PIv2Jr9ql1nMCv5WPXZgqQ6SsKpAi2KBz_xHSJ4j5nA7OKiDLF0eI3ZdBHGeiYGMyV5GGcGfioRR_9yIcbILhaDRV" class="kg-image" alt="Entropiden Pandemiye Bir Aklın Seyir Defteri"></figure><p><em><strong>Beril Ateş, Lokma ve Fazlası, 2016</strong></em><br></p><p>Geçen hafta yasaklardan sonra ilk defa hayatımda hep özel bir yere sahip olan Adalar’daydım. Müsilaj öncesini ve sonrasını çok düşündüm. Tüm bu pandemi sürecinde  bizler sokaklarda değilken doğa da kendini, özünü hatırlamaya başlamıştı. Önce denizlerin rengi değişti, yunuslar Boğaz’a geri döndü; gerçek sahipleriyle muhteşemdi Marmara. Ama kısa sürdü... Doğa bize dur demek için son yıllarda farklı farklı sinyaller verirken en sonuncusu Marmara’daki müsilaj felaketi oldu. Twitter’da Seyit Ali Aral’ın da dediği gibi “<em>meğer ölüm iyiliği gelmiş üzerine, son kez mutlu ediyormuş hepimizi…”</em><br></p><p>Var olan herşey yok olmayı hak eder mi?<br></p><p>Pazar kahvenizle birlikte biraz siz biraz biz biraz doğa biraz da evren her birinden tatlı kaşığının ucuyla…<br></p><p><strong>Şimdiden keyifli haftalar!</strong><br><br><br><br></p>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Girişim Gelişim Döngüleri]]></title><description><![CDATA[<p></p><p>Sevgili Zoom`un yorgun savaşçıları...Uzaktan çalışmaya geçtiğimiz zamandan beri bir seneden fazla geçti. Geçirdiğimiz dönemin zorlukları ve ortak kayıplarımız gölgesinde yazı yazmak eskisinden biraz daha güç. Ortak yas tutmanın mümkün olmadığı zamanda yüksek ses ile neşeli tonda konuşmak ve geleceği konu edinmek suçluluk duygusunu da beraberinde getiriyor. Bir şekilde</p>]]></description><link>https://blog.viveka.com.tr/girisim-gelisim-donguleri/</link><guid isPermaLink="false">60bf400e9776622d32509acd</guid><dc:creator><![CDATA[M.Emin Okutan]]></dc:creator><pubDate>Tue, 08 Jun 2021 10:19:21 GMT</pubDate><media:content url="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/06/pexels-daniel-torobekov-4886378-1.jpg" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<img src="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/06/pexels-daniel-torobekov-4886378-1.jpg" alt="Girişim Gelişim Döngüleri"><p></p><p>Sevgili Zoom`un yorgun savaşçıları...Uzaktan çalışmaya geçtiğimiz zamandan beri bir seneden fazla geçti. Geçirdiğimiz dönemin zorlukları ve ortak kayıplarımız gölgesinde yazı yazmak eskisinden biraz daha güç. Ortak yas tutmanın mümkün olmadığı zamanda yüksek ses ile neşeli tonda konuşmak ve geleceği konu edinmek suçluluk duygusunu da beraberinde getiriyor. Bir şekilde bu dönemi geçirdiğimizde geri dönüp farkındalığımızla baş başa kalacağız . Bu dönemde bize kendini tekrar eden anılar eşlik ediyor. Benim aklımdan çıkmayan bir imge dedemin çocukken götürdüğü yunus heykeli olan parktı. Beni heykellere götürürdü. Ben de heykel etrafında koşardım en sonunda kaç tur koştuğumuzu sayardık. Bittikten sonra eve gider gururla kaç tur bitirdiğimi ailemle paylaşırdım. Bu düşüncelerin ne anlama geldiğini yaşadığım dönem içerisinde yorumlayamıyorum.  Bilgelik kanatlarını şafak vakti açar demişler. Belki o zaman anlamaya çalışmak daha faydalı olur. Bu yüzden girişimcilik konularına geri dönelim. (Bu sırada dinlemek için müzik önerisi -&gt; <a href="https://open.spotify.com/track/4RaxnzmTN4bojbbEYtvXjk?si=22440c5aba4c4d6d">https://open.spotify.com/track/4RaxnzmTN4bojbbEYtvXjk?si=22440c5aba4c4d6d</a>) </p><figure class="kg-card kg-image-card kg-card-hascaption"><img src="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/06/pexels-daniel-torobekov-4886378.jpg" class="kg-image" alt="Girişim Gelişim Döngüleri"><figcaption>Delphin bazen derin sularda bazen yıldızlarda</figcaption></figure><p> <br>Zor dönemler sadece kişileri değil çalıştığımız girişimcileri de etkiledi. Bu dönemden gelişerek çıkanlar olduğu kadar, ilerlemeyi bırakmak zorunda kalanlar oldu. Gelişim ve büyüme tüm çalıştığımız şirketlerin ortak özelliğidir. Viveka olarak pazara giriş yapan ve büyümek isteyen firmalarla sıklıkla hızlandırma ve kuluçka programlarında karşılaşıyoruz. Startup firmalarındaki büyüme hedefi birbirine zıt noktalara çeken iki kuvveti bir arada barındırıyor. Mevcut olan ürün-pazar uyumuna bağlı adaptasyon becerisi ve stratejik olarak bir sonraki adıma alışmak için değişim becerisi. Hem mevcuta uyum sağlayıp hem sonraki adıma göre değişmeye çalıştığınızda bu iki kuvvetin birbirini nasıl çektiğine şahit olabiliyorsunuz. Mentor önerisi olarak büyümek isteyen bir firmaya varolan koşula uyum sağlamasını istemek veya mevcutu korumak isteyen firmayı da büyümeye zorlamak faydasız olabiliyor. Hele bu kadar radikal dönüşlerin olduğu bir zamanda büyümeyi mi beklemeyi tercih etmek zor.</p><figure class="kg-card kg-image-card kg-card-hascaption"><img src="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/06/pexels-tom-fisk-1281611.jpg" class="kg-image" alt="Girişim Gelişim Döngüleri"><figcaption>Fotoğraf-Tom Fisk Sindang Jaya Singapur</figcaption></figure><p><br>Zaman zaman zihin karıştıran bu örgütsel davranış durumunu kavramaya çalışırken imdada Netflix`te bebek davranışları üzerine bir belgesel yetişti. Belgeselde büyüme ataklarını anlatıyordu. Büyüme atakları gelişimsel teoride çocukların belirli zamanlarda öngörülebilir bir eğilimde büyümediğini duraklama ve sıçrama döngüleri ile gelişim gösterdiklerini kanıtlıyordu. Çalışmayı gerçekleştiren araştırmacı uzun bir süre topladığı verilerde bir hata olduğunu düşünmüş. Gerçekten çocuğun boyu bir süre uzamıyor ardından bir anda sıçrama yaşıyordu. Yıllar önce üniversiteye gelen Üstün Dökmen hoca da böyle güzel bir metafor kullanmıştı. (Salonda Ravel`den Bolero çalıyordu anlatırken) Aynı iyi veya kötü deneyimlerin tekrarı ile büyüdüğümüz üzerine güzel bir metafor olduğunu düşünmüştüm. Büyümek veya beklemek belki gerçekten genç şirketlerin birbiriyle çatışan dinamikleri değil birleştiği bir döngüden oluşabileceğini düşündüm.</p><figure class="kg-card kg-image-card kg-card-hascaption"><img src="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/06/pexels-anirudh-bharat-1721747.jpg" class="kg-image" alt="Girişim Gelişim Döngüleri"><figcaption>Fotoğraf -&gt; Anirudh Bharat . Konark Güneş Tapınağı&nbsp;</figcaption></figure><p> <br>Bize göre ilerleme ve gerileme hareketleri gibi gözüken davranışlar belki gerçekten de gelişimsel döngülerden oluşuyordur. Bizim klasik şirket büyüme eğrisinde gösterdiğimiz düz tırmanan ciroda büyüme çizgisi olmayabilir. Bazen gerçekten pazar benimseme kesitlerinin içinde bulunan olgunlaşma ve atak döngülerinden oluşuyor olabilir mi ? Hem uyum sağlamanın hem büyümenin yolu bir döngü müdür ? İlk başladığın ofise dönmek, çocukken büyüdüğün sokağa dönmek, ilk çalışmalara dönmek...Geri gitmek değil ancak varolan uyum sağlayarak üstüne tur bindirmek. Bazen ileri bazen geri. Biraz hızlı biraz yavaş.</p><p> <br>Peki şirketinize bu şekilde bakmanın nasıl faydası olur ? -Pazar uyum sürecine yatırım yaparken yeni ürün ve pazar cepheleri açmak konusunda daha temkinli olmak.-Yatırım arama sürecinde büyüme fazından öncesi aşamalara göre zamanlamak.-Büyüme aşamasında iş modelini yeniden konumlandırmak eski uyum faaliyetlerinden bazılarını geride bırakabilmek. -Kurucu ortaklar arasında bir dinamiklere dair düşünce birliği geliştirmek.<br><br>Hepinize sağlıklı bir mevsim değişimi diliyorum. Yol şarkısı <a href="https://open.spotify.com/track/6DjRrgnIppWgyccDDEFAqe?si=cb5d62a322f048cf">https://open.spotify.com/track/6DjRrgnIppWgyccDDEFAqe?si=cb5d62a322f048cf</a></p>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[10 Saniye Yeni Ömür Uzunluğumuz Mu?]]></title><description><![CDATA[<p>		</p><p>		Her geçen gün dikkatlerimiz daha da azalıyor, siz de farkında mısınız? Belki bu yazıyı okurken, belki bir film izlerken, belki sevdiklerimizle sohbet ederken..  2000’li yılların başlarında yetişkin bir insanın bir konuyla alakalı olarak dikkat süresi yaklaşık 12 saniye iken, son yıllarda bu süre 8 saniyeye indi. Hatta ve hatta,</p>]]></description><link>https://blog.viveka.com.tr/yeni-omur-uzunlugu/</link><guid isPermaLink="false">60ba314b9776622d325099be</guid><dc:creator><![CDATA[Kayra Irmak Tan]]></dc:creator><pubDate>Sun, 06 Jun 2021 06:23:00 GMT</pubDate><media:content url="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/06/maxresdefault.jpeg" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<img src="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/06/maxresdefault.jpeg" alt="10 Saniye Yeni Ömür Uzunluğumuz Mu?"><p>		</p><p>		Her geçen gün dikkatlerimiz daha da azalıyor, siz de farkında mısınız? Belki bu yazıyı okurken, belki bir film izlerken, belki sevdiklerimizle sohbet ederken..  2000’li yılların başlarında yetişkin bir insanın bir konuyla alakalı olarak dikkat süresi yaklaşık 12 saniye iken, son yıllarda bu süre 8 saniyeye indi. Hatta ve hatta, koronavirüs pandemisinden sonra bu süre daha da azalmaya başladı. Şimdiden yazıyı okumak zorlaştı değil mi? Bir habere göre,  japon balıklarında bu süre 9 saniyeye kadar yükselebiliyor, yani kimi yetişkinlerden daha fazla.<br></p><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/06/how-to-care-for-goldfish.jpeg" class="kg-image" alt="10 Saniye Yeni Ömür Uzunluğumuz Mu?"></figure><p>	</p><p>	Kişilerin bir konuya duydukları ilgi sürelerinin saniyelerle ölçülüp, hatta japon balıklarından az olduğu yorumu bu denli derin bir konuda oldukça sığ kalabilir. Örnek vermek gerekirse, her bir insanın dikkat süresi belli konularda uzarken belli konularda kısalıyor.  Bununla beraber, jenerasyonların hayatların farklılığı ve teknolojinin yoğunluğu, dikkat toplama sürelerinde de farklılık yaratan önemli bir etken.  <br></p><p>	Dikkat süresinin kısalığı, içerik üreticilerinin üzerinde çok düşündüğü ve düşünmelerinin  mecbur olduğu bir konu. Bir içeriğin, hedef  kullanıcısının onu ilk gördüğü saniyeden 10.saniyeye kadar derdini anlatmış olması gerekiyor.  Anlatmak istenileni sadece sözlerle anlatmaya çalışmak da oldukça yetersiz kalıyor, renk ve hareket içeren içeriklere ihtiyaç duyuluyor. Örnek vermek gerekirse, Instagram’da video içerikler, etkileşimi fotoğraflara göre %40’tan fazla artırabiliyor. </p><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/06/videos.jpeg" class="kg-image" alt="10 Saniye Yeni Ömür Uzunluğumuz Mu?"></figure><p></p><p>	Dikkat toplamanın zorluğu ve hareketli içeriklerin karşı konulamaz popülerliği yeni ürünlerin hayatlarımıza girmesine sebep oluyor. Çinli uygulama geliştiricilerinin yarattığı TikTok, gelmiş geçmiş en hızlı büyüyen uygulama tacını bu dinamikleri dikkate alan yapısıyla taktı. TikTok'ta kullanıcı sayısı, 2021 yılının başında 690 milyonu geçti ve diğer popüler uygulamalara göre büyüme ve etkileşim oranları ile bir süre daha tacını kimseye kaptırmayacak gibi gözüküyor. Apple App Store’da en çok indirilen uygulama olan TikTok, 10 saniyelik video formatıyla kısa dikkat süresini, hareketli ve renkli içerik şartlarını kullanıcılara başarıyla dikkate aldığını kanıtlıyor. </p><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/06/tiktok-988.jpeg" class="kg-image" alt="10 Saniye Yeni Ömür Uzunluğumuz Mu?"></figure><p></p><p>		Bireysel kullanıcıların ve içerik üreticilerinin rotalarını çevirdiği TikTok, 2021'in de favorisi olacak gibi gözüküyor. Kullanıcılar, kısa dikkat toplama süresine rağmen günde yaklaşık 52 dakikalarını TikTok’ta harcıyor. Hatta her 10 kullanıcıdan 9 tanesi gün içerisinde TikTok hesaplarına birden fazla kez giriyor. En popüler yaş aralığı tahmin edeceğiniz üzere 16-25 yaş aralığı olsa bile, yetişkinler geçtiğimiz 6 ay içerisinde TikTok'u favori uygulamaları arasına almaya başladı. </p><p>	Markaların TikTok'un popülerliğinin farkına varması, artık karşı konulamaz bir konu haline geldi. Bu sene çevrimiçi gerçekleşen South By South West'te en çok konuşulan konu, TikTok ve büyük etkileşimiydi. SXSW'nin bu seneki en büyük destekçisi olan TikTok, Amerika Birleşik Devletleri'nin Texas'ta trendleri belirlediği bu festivalde Çin merkezli bir uygulamanın Amerikan trend kültürünü nasıl ele geçirebileceğini kanıtlar nitelikteydi. TikTok oturumlarında markalar, TikTok'a koronavirüs pandemisine kadar sırt çevirmekten yaşadıkları pişmanlıklardan sık sık bahsetti. Örnek vermek gerekirse, Ocean Spray ürettikleri meyve sularını Instagram, Twitter, LinkedIn hesapları başta olmak üzere sosyal medya kanalları ve televizyon kanallarında tanıttıklarını ancak bu seneye dek bu kadar popüler olmadıklarını anlattı. Ancak TikTok fenomeni Nathan Apodaca ya da bilinen adıyla Dog Face Vibin, kaykay üzerinde Ocean Spray içtiği viral videosuyla Ocean Spray'i TikTok'u en çok kullanan 16-25 yaş aralığına tamamen "öylesine" gösterdi ve Ocean Spray hiç olmadığı kadar kazanç sağladı. TikTok'ta Ocean Spray'i aratıp bulamayan kullanıcıların merakıyla beraber Ocean Spray TikTok dünyasının bir parçası ve gençlerin tüketmeye başladığı bir içecek haline geldi.</p><p><br></p><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/06/ocean-spray-tiktok.jpeg" class="kg-image" alt="10 Saniye Yeni Ömür Uzunluğumuz Mu?"></figure><p><br>	Tüm bahsettiklerimizi "kısaca" toparlamak gerekirse, dikkatimizi kolay toplayamadığımız bir gerçek. Okuduklarımıza, izlediklerimize odaklanamasak bile bunun farkında olup, tükettiğimiz içerikleri elimizden geldiğince bilinçli bir şekilde analiz etmemiz gerekiyor. Uygulama ve içerik üretimi dünyasında markaların kısa dikkat sürelerimiz ve renkli içeriklere  ürünlerini karşımıza sunduğunu göz ardı etmemek gerekiyor. Bununla beraber çalıştığımız, ürettiğimiz markalar için de yeniliklere açık olmak, trendleri yakalayabilmek ve çoğunluğun sahip olduğu kısa dikkat süresini unutmamamız gerekiyor. </p><p>	Bu satırlara kadar bloğu okuduysanız, dikkat sürenizi bu satırlara kadar zorladığınız, aşağıya kaydırıvermediğiniz için çok teşekkür ediyorum!</p><p>Güzel haftasonları!</p><p></p><p>Faydalı Linkler:</p><figure class="kg-card kg-bookmark-card"><a class="kg-bookmark-container" href="https://www.bbc.com/news/health-38896790"><div class="kg-bookmark-content"><div class="kg-bookmark-title">Busting the attention span myth</div><div class="kg-bookmark-description">Is there any evidence that the internet and smartphones have shrunk our attention spans?</div><div class="kg-bookmark-metadata"><img class="kg-bookmark-icon" src="https://www.bbc.com/news/BBC%20News" alt="10 Saniye Yeni Ömür Uzunluğumuz Mu?"><span class="kg-bookmark-author">Simon Maybin</span><span class="kg-bookmark-publisher">BBC News</span></div></div><div class="kg-bookmark-thumbnail"><img src="https://ichef.bbci.co.uk/news/1024/branded_news/A296/production/_94222614_gettyimages-117113111.jpg" alt="10 Saniye Yeni Ömür Uzunluğumuz Mu?"></div></a></figure><p><a href="https://www.researchgate.net/profile/Kalpathy-Subramanian/publication/327367023_Myth_and_Mystery_of_Shrinking_Attention_Span/links/5b8a818c299bf1d5a7363c77/Myth-and-Mystery-of-Shrinking-Attention-Span.pdf">https://www.researchgate.net/profile/Kalpathy-Subramanian/publication/327367023_Myth_and_Mystery_of_Shrinking_Attention_Span/links/5b8a818c299bf1d5a7363c77/Myth-and-Mystery-of-Shrinking-Attention-Span.pdf</a></p><figure class="kg-card kg-embed-card"><blockquote class="wp-embedded-content"><a href="https://www.newswhip.com/2017/06/photo-vs-video-on-instagram/">Instagram video vs. photo: 7 surprising statistics on strategy</a></blockquote>
<script type="text/javascript">
<!--//--><![CDATA[//><!--
		/*! This file is auto-generated */
		!function(c,d){"use strict";var e=!1,n=!1;if(d.querySelector)if(c.addEventListener)e=!0;if(c.wp=c.wp||{},!c.wp.receiveEmbedMessage)if(c.wp.receiveEmbedMessage=function(e){var t=e.data;if(t)if(t.secret||t.message||t.value)if(!/[^a-zA-Z0-9]/.test(t.secret)){for(var r,a,i,s=d.querySelectorAll('iframe[data-secret="'+t.secret+'"]'),n=d.querySelectorAll('blockquote[data-secret="'+t.secret+'"]'),o=0;o<n.length;o++)n[o].style.display="none";for(o=0;o<s.length;o++)if(r=s[o],e.source===r.contentWindow){if(r.removeAttribute("style"),"height"===t.message){if(1e3<(i=parseInt(t.value,10)))i=1e3;else if(~~i<200)i=200;r.height=i}if("link"===t.message)if(a=d.createElement("a"),i=d.createElement("a"),a.href=r.getAttribute("src"),i.href=t.value,i.host===a.host)if(d.activeElement===r)c.top.location.href=t.value}}},e)c.addEventListener("message",c.wp.receiveEmbedMessage,!1),d.addEventListener("DOMContentLoaded",t,!1),c.addEventListener("load",t,!1);function t(){if(!n){n=!0;for(var e,t,r=-1!==navigator.appVersion.indexOf("MSIE 10"),a=!!navigator.userAgent.match(/Trident.*rv:11\./),i=d.querySelectorAll("iframe.wp-embedded-content"),s=0;s<i.length;s++){if(!(e=i[s]).getAttribute("data-secret"))t=Math.random().toString(36).substr(2,10),e.src+="#?secret="+t,e.setAttribute("data-secret",t);if(r||a)(t=e.cloneNode(!0)).removeAttribute("security"),e.parentNode.replaceChild(t,e)}}}}(window,document);
//--><!]]]]><![CDATA[>
</script><iframe sandbox="allow-scripts" security="restricted" src="https://www.newswhip.com/2017/06/photo-vs-video-on-instagram/embed/" width="600" height="338" title="&#8220;Instagram video vs. photo: 7 surprising statistics on strategy&#8221; &#8212; Newswhip" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no" class="wp-embedded-content"></iframe></figure><figure class="kg-card kg-bookmark-card"><a class="kg-bookmark-container" href="https://www.oberlo.com/blog/tiktok-statistics"><div class="kg-bookmark-content"><div class="kg-bookmark-title">10 TikTok Statistics You Need to Know in 2021 [March data]</div><div class="kg-bookmark-description">TikTok is the fastest-growing social media app on the market. Learn more about TikTok with the top 10 TikTok statistics you need to know in 2021.</div><div class="kg-bookmark-metadata"><img class="kg-bookmark-icon" src="https://www.oberlo.com/assets/favicons/android-chrome-192x192.png" alt="10 Saniye Yeni Ömür Uzunluğumuz Mu?"><span class="kg-bookmark-publisher">Oberlo</span></div></div><div class="kg-bookmark-thumbnail"><img src="https://www.oberlo.com/media/1603897161-cover-8.png" alt="10 Saniye Yeni Ömür Uzunluğumuz Mu?"></div></a></figure>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[People at the Center!]]></title><description><![CDATA[<figure class="kg-card kg-image-card kg-card-hascaption"><img src="https://images.unsplash.com/photo-1517732306149-e8f829eb588a?crop=entropy&amp;cs=tinysrgb&amp;fit=max&amp;fm=jpg&amp;ixid=MnwxMTc3M3wwfDF8c2VhcmNofDEyfHxwZW9wbGV8ZW58MHx8fHwxNjIyMzk4NzU2&amp;ixlib=rb-1.2.1&amp;q=80&amp;w=2000" class="kg-image" alt="People crossing street in Vienna."><figcaption>Photo by <a href="https://unsplash.com/@dylu?utm_source=ghost&utm_medium=referral&utm_campaign=api-credit">Jacek Dylag</a> / <a href="https://unsplash.com/?utm_source=ghost&utm_medium=referral&utm_campaign=api-credit">Unsplash</a></figcaption></figure><p>When you start your business, you may search online or join a program run by an accelerator to learn about all the basics of running a business. You will get trainings or find articles about building a product, making a business model, designing a go</p>]]></description><link>https://blog.viveka.com.tr/people-at-the-center/</link><guid isPermaLink="false">60b22f929776622d325097f0</guid><category><![CDATA[entrepreneurship]]></category><category><![CDATA[networking]]></category><dc:creator><![CDATA[Yashar Kardar]]></dc:creator><pubDate>Sun, 30 May 2021 18:28:14 GMT</pubDate><media:content url="https://images.unsplash.com/photo-1517732306149-e8f829eb588a?crop=entropy&amp;cs=tinysrgb&amp;fit=max&amp;fm=jpg&amp;ixid=MnwxMTc3M3wwfDF8c2VhcmNofDEyfHxwZW9wbGV8ZW58MHx8fHwxNjIyMzk4NzU2&amp;ixlib=rb-1.2.1&amp;q=80&amp;w=2000" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<figure class="kg-card kg-image-card kg-card-hascaption"><img src="https://images.unsplash.com/photo-1517732306149-e8f829eb588a?crop=entropy&amp;cs=tinysrgb&amp;fit=max&amp;fm=jpg&amp;ixid=MnwxMTc3M3wwfDF8c2VhcmNofDEyfHxwZW9wbGV8ZW58MHx8fHwxNjIyMzk4NzU2&amp;ixlib=rb-1.2.1&amp;q=80&amp;w=2000" class="kg-image" alt="People at the Center!"><figcaption>Photo by <a href="https://unsplash.com/@dylu?utm_source=ghost&utm_medium=referral&utm_campaign=api-credit">Jacek Dylag</a> / <a href="https://unsplash.com/?utm_source=ghost&utm_medium=referral&utm_campaign=api-credit">Unsplash</a></figcaption></figure><img src="https://images.unsplash.com/photo-1517732306149-e8f829eb588a?crop=entropy&cs=tinysrgb&fit=max&fm=jpg&ixid=MnwxMTc3M3wwfDF8c2VhcmNofDEyfHxwZW9wbGV8ZW58MHx8fHwxNjIyMzk4NzU2&ixlib=rb-1.2.1&q=80&w=2000" alt="People at the Center!"><p>When you start your business, you may search online or join a program run by an accelerator to learn about all the basics of running a business. You will get trainings or find articles about building a product, making a business model, designing a go to market strategy or scaling your businsess. Many of the startups I have worked with, learn these concepts and start applying them quite fast, but why don't they succeed?</p><p><strong>Because they forget about people!</strong></p><p>Without people, no startup would have a team, customers, partners, mentors or even investors. And some of the best engineers, designers or business people who become entrepreneurs and build startups fail hard at utilizing their most valuable resource, people! </p><p>The easiest place to practice this is in events, trainings or accelerator programs you join. These activities are where there are lots of likeminded people who may become your customers, partners or friends who understand the difficulties of running a startup.</p><h3 id="reach-out">Reach out</h3><p>The first and simplest thing you can do at any event is to reachout to other people. If this is a Zoom meeting, share your linkedin page and tell people you would like to get in touch with them. If it is an accelerator, ask facilitators and program organizers to introduce you to other startups. </p><p>Try to learn about what people do, their skills, and their interest domains. You may think "How would these be meaninful relationships if you are asking everyone these questions?". Well, the answer is that these are basic actions you can take to learn if you would like to build genuine relationships with people or not.</p><h3 id="help-first-">Help First!</h3><p>Most times we are so busy thinking about our own needs and expectations from our relationships and network that we sabotage our chance of building sustainable and productive ones. This is why it is important to try things in reverse, once you got to know people, try to learn if there is anyway you can help them. Learn if they have any challenges that you may be able to help them solve or introduce them to someone else that can solve it for them.</p><p>It is much easier to request someone's help if you have already helped them and when there is a mutual relationship existing. Even in business, most people don't like to feel like they are just gateways to resources or things you need.</p><h3 id="build-trust">Build Trust</h3><p>Building trust with your customers, mentors, and potential investors is perhaps the most important part of your relationship with them. Building trust relies heavily on the promises you give, and how you deliver them. It is also affected by the people you already have who reference you and support you. </p><p>To build trust, always be honest! Honesty, means that you don't mislead your customer or mentors, and your always set the expectations by sharing the reality of your capabilities the way they are, don't make promises you don't know if you can keep.</p><p>*Small note: Being strategic is always important, don't overshare information either. If you don't want to share an information about your team, business or product always be honest with it and open to evaluation.</p><p>Consistency, is another aspect of your relationship with customer and mentors that matters as it signs whether or not you can be relied upon. When a contact is introducing you to their network, or someone from your customer company is negotiating with their managing group, they need to feel safe with the risk they take. To show consistency try to be accessible, set routines for the people you meet, inform them about progress regularly and commit to your promises.</p><h3 id="communicate">Communicate</h3><p>Last but not least, is to communicate! I can't even begin to count the number of times I have seen startups lose the support of their customers, potential investors or partners because they have had communication problems. Keeping a reliable communication could be as simple as organizing weekly or monthly emails informing your stakeholders about the latest related developments.</p><p>With your customers, it is crucial that they are also aware if there are challenges in your delivery of the service. Customers expect you to deliver, but they are also aware that you may face challenges and may show tolerance when possible. By miscomunicating or not sharing challenges when they can cause delay in delivery, you basically sabotage your own reliability and trust.</p><p>With your stakeholder, it is important that they know about your progress on a regular basis so that they can interviene or help you when you need it.</p><p>There is a lot to talk about when it comes to a topic so important, but undermined like relationship management in entrepreneurship. And the points in this post are only a few points to begin with, let us know if you are interested and maybe we can go more in depth on relationship management with customers, inside the team, with mentors, or investors. </p><p>Wishing you good luck in building a great business!</p><p>-Yashar</p>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Şimdi kafalarda iki soru;
Bir Landing Page Nedir? İki Neden Landing Page Kullanılır?]]></title><description><![CDATA[<p>Böyle bir soruyla karşılaşınca herkesin aklına tek bir replik gelmiştir eminim. Ama merak etmeyin kimse dayak yemeyecek.<strong> :)</strong><br><br>Eskiden nasıl herkesin bir kartviziti varsa artık günümüzde bir şeyler satmak, pazarlamak isteyen herkesin bir internet sayfası var. Belirli bir ürünü veya hizmeti tanıtmak, kampanya düzenlemek, bir hizmet sunmak amacıyla açılan bu internet</p>]]></description><link>https://blog.viveka.com.tr/simdi-kafalarda-iki-soru-bir-landing-page-nedir-iki-neden-landing-page-kullanilir/</link><guid isPermaLink="false">60aa8e9f9776622d325097bd</guid><dc:creator><![CDATA[Beril Karabulut]]></dc:creator><pubDate>Sun, 23 May 2021 17:47:53 GMT</pubDate><media:content url="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/05/primary-share-min.png" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<img src="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/05/primary-share-min.png" alt="Şimdi kafalarda iki soru;
Bir Landing Page Nedir? İki Neden Landing Page Kullanılır?"><p>Böyle bir soruyla karşılaşınca herkesin aklına tek bir replik gelmiştir eminim. Ama merak etmeyin kimse dayak yemeyecek.<strong> :)</strong><br><br>Eskiden nasıl herkesin bir kartviziti varsa artık günümüzde bir şeyler satmak, pazarlamak isteyen herkesin bir internet sayfası var. Belirli bir ürünü veya hizmeti tanıtmak, kampanya düzenlemek, bir hizmet sunmak amacıyla açılan bu internet sayfalarına Landing Page diyoruz. Şimdi diyeceksiniz ki; “Bunun Türkçesi yok mu?”  Türkçe’de bu terim, “Varış Sayfası” olarak tanımlanıyor. Ancak bir konuşma sırasında Varış Sayfası’nın linkini alabilir miyim? sorusuna cevap vermek biraz güç gibi gözükmekte. Hem bu zorluk, hem de alışkanlıklarımızdan da taviz vermemek adına yazının devamında Varış Sayfası değil, Landing Page şeklinde devam ediyor olacağım.</p><p><br>Landing Page’ler yarattığınız ürünü ve hizmeti kullanıcıya tanıtmak amacıyla yaratılır. Bu yüzden yaratmak istediğiniz algıyı ve vermek istediğiniz mesajı çok iyi kurgulamanız gerekir. Bu noktada her şeyden önce öncelikli ihtiyacımız içeriğin kendisi olacaktır. <br><br>İçerik uzmanları bu noktada beni destekleyeceklerdir. <br></p><p>Landing Page’inizin tasarımı, isterse tasarım trendlerine mükemmel uysun, yine de kullanıcıya ne iş yaptığınızı ilk 2,5-4 saniye arasında anlatmak gerekir. Aksi takdirde okuyucuyu kaybetmek oldukça olasıdır. Tüm metrikler dikkate alınarak, hedef kitlelere göre hazırlanmış Landing Page’ler büyük önem taşır.<br><br><br><br><strong>Peki bir landing page’e neden ihtiyaç duyuyoruz?</strong><br><br>Landing Page yaratırken asıl amaç, üretilen ürünü veya sunulan hizmeti, hedef kitleye ulaştırmaktır. Bununla beraber, sunulan ürün ya da hizmetin ana çıkış noktasının bir probleme dayandırılması ve buna yönelik çözüme yer verilmesi, Landing Page’lerin özüdür. Konuyla alakalı bir örnek verelim. Diyelim ki, bir Hackhaton’a katıldınız ve ekibiniz ile birlikte size verilen problem sahası üzerinde çalışıyorsunuz. Çalıştığınız problem ise şu şekilde: “Ortak giderleri olan ailelerin finansal yönetimini sağlarken, onların ev içi ekonomilerini iyileştirmelerini sağlayan bir dijital mobil uygulama tasarlamak”.<br></p><p>Bu sürede bu fikrinizin gerçekten hedef kitleye ulaşıp ulaşamayacağını kimi adımlarla yaklaşık olarak değerlendirmeniz mümkün. Süreçte mobil uygulama hazır olmadan çıkaracağınız bir prototip ile landing page üzerinden gelen indirme isteği formunu dolduran kullanıcıların sayısını baz alıp, uygulamanın ilk etapta kaç kullanıcıya ulaşacağını takribi bir şekilde bulabilirsiniz.</p><p><br><em>Yani işin özünü özetlemek istersek landing page sayesinde:</em><br><br>1- Hazırlanan ürünü veya sunulan hizmeti hedef kitleye ulaştırmak<br>2- Ürünün veya hizmetin ele aldığı problemi gerçekten çözüp çözemediğini anlamak<br>3- Geliştirme sürecindeki ürünün ya da hizmetin gelişimini sağlamak amaçlı değerlendirme sağlamak ve bu değerlendirme sürecinde ürünü geliştirecek motivasyonu sağlamak. <br><br></p><p><strong>Peki Landing page nasıl tasarlanmalı? </strong><br>Aşağıda sizlere madde madde landing page tasarımında olmazsa olmazlardan bahsetmek istiyorum.<br><br>1- Fayda ve etki odaklı bir başlık<br>2- Sunulan teklifi, tanıtılan ürünü net bir şekilde anlatan görseller<br>3- Ziyaretçileri istenen eyleme yönlendirici bir alt içerik</p><p>4- Ziyaretçileri müşterilere dönüştürecek formlar</p><p>5- Eylem odaklı ve görünür CTA(Call-to-Action) <br><br><br>1. <strong>Fayda ve etki odaklı bir başlık</strong><br><br>Landing page denilince şüphesiz en başarılı örnek olarak <a href="https://stripe.com">Stripe’ı </a>örnek gösterebiliriz. Tasarımsal açıdan kullanılan ekran görüntüleri, tasarlanan ikonlar, kullanılan renkler ve  animasyonlar çoğu tasarımcı ve yazılımcıyı mest edecek türdedir. Ancak,  Stripe’ın Landing Page’ini başarılı kılan sadece bu özellikler değildir. Aynı zamanda ziyaretçilerini gerçekten etkileyici bir başlık ile karşılıyor oluşudur. Stripe, hedef kitlesine giren herkesi çok kısa bir süre içerisinde bu metrikler sayesinde içine çekmektedir.</p><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://lh3.googleusercontent.com/rbUTorxC2cDcjnXiCzf9lsMLLM5FcdMR-n14V5uhaSdM02IuOASAouI8LEVvSfsxr8URnNSHoXE5oxKTHAuvMFGPFXC1UnbqiIoa_XoEDs2aHnGYUn_TG9USQ8LyzA9XwBqlVv6C" class="kg-image" alt="Şimdi kafalarda iki soru;
Bir Landing Page Nedir? İki Neden Landing Page Kullanılır?"></figure><p><br><br><strong> 2.  Sunulan teklifi, tanıtılan ürünü net bir şekilde anlatan görseller</strong><br><br></p><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://lh4.googleusercontent.com/mzHITWXtxOWRgekvPsMKb82fpib1G8B91AWuvMXCnaUmaOBtFhXC5Y61YUmsagZeZrozmkVSV3DJwyVdTogbVJvuS1JBb8YJHCYgeyLR6dnnaYZ-wyUsRa-viJBVm9c4JK_cEEvj" class="kg-image" alt="Şimdi kafalarda iki soru;
Bir Landing Page Nedir? İki Neden Landing Page Kullanılır?"></figure><p>Bir Landing Page’de en önemli olan ikinci özellik ise tanıtılan ürünü veya verilen hizmeti en iyi şekilde anlatan görsel seçimidir. Bu konuda yerli bir örnek olarak <a href="https://www.iyzico.com">İyzico’yu </a>göstermek istedim. Görsel seçimleri oldukça kaliteli ve ilgi çekici. Sayfalarına girdiğiniz zaman sizi karşılayan bir mesaj olmamasına rağmen görsellere bakarak bir çıkarım yapmak mümkün. </p><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://lh3.googleusercontent.com/xI9Ajlkwxv0yrPN2zbIG_YgnNjbIjU7SXtpZpoxWsw8ZYYN7crBsEjmjIfwMC2bO4p-ZOtWcAe9ZSy-Eed6liPKJuodfk9Okf3UnGxfVppwLxora1YhEaqkwkSoNzqhb9YwpTnkf" class="kg-image" alt="Şimdi kafalarda iki soru;
Bir Landing Page Nedir? İki Neden Landing Page Kullanılır?"></figure><p><br></p><p><strong>3. Ziyaretçileri istenen eyleme yönlendirici bir alt içerik </strong></p><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://lh4.googleusercontent.com/HA_TJGq5u_tPdmg9QUM6GiGmyIfWPejQpDoYZE_Dc15USJZiTzlecIUsSnRWTadO67jK9POnNMQq21de2xxxwlW0s2cqZ6ALGimKdMamof1PIF0g7eR8YMHf_C1y8GxbucvlYLJD" class="kg-image" alt="Şimdi kafalarda iki soru;
Bir Landing Page Nedir? İki Neden Landing Page Kullanılır?"></figure><p><br><br>Ana başlık ve görselden hemen sonra dikkat edilmesi gereken üçüncü özellik, ziyaretçileri  eyleme yönlendiren bir alt metindir. Bu konuda başarılı örneklerden biri, elbette <a href="https://tr.khanacademy.org">Khan Academy</a> olacaktır. Bu örneği başarılı kılan, hem ziyaretçilerine vizyon ve misyonu bir cümle ile anlatılması hem de eyleme geçmelerini sağlayan ibareler bulundurmasıdır.<br><br><br><br><strong>4. Ziyaretçileri müşterilere dönüştürecek formlar</strong></p><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://lh4.googleusercontent.com/XMrOclD40hVmxQxDaDo86jyDs6ExVT_rljvOvHtSghcOO23otYV_B_JL9d3rDy4u4BZVe9X8IAMqX6VCj-OuCPEvp4w3FH80ZuLaFaHsG1Q_6rFjtsxqQgg4sIsX3bbwGIL9sS-M" class="kg-image" alt="Şimdi kafalarda iki soru;
Bir Landing Page Nedir? İki Neden Landing Page Kullanılır?"></figure><p><br><br><br>Landing Page’lerin en önemli özelliğinin ziyaretçileri müşteriye dönüştürmek olduğundan bahsetmiştim. Müşteri adaylarını yakalamanın en etkili yöntemi de kullanılabilecek formlardır. Bu formları Landing Page tasarımlarının üst kısımlarına konumlandırılması, başarı artırıcı bir faktör olacaktır. Bu konuya en başarılı örneklerden biri, <a href="https://www.lyft.com/drive-with-lyft"> Lyft’in </a> sadece 4 aksiyon adımı ile doldurabileceğiniz formu diyebiliriz.<br></p><p><strong>5. Eylem odaklı ve görünür CTA(Call-to-Action) </strong></p><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://lh5.googleusercontent.com/8LtXYnJAy2HO-ecTD9MaOTQWjXHRrVl04oaoWTuuAxZAl4lzJQIpVSj5MMKUqBsWShqZW-bCv_pCrKJiyUs0bnaEQrl5Qr-VwVjdt7Cgld4SH76CIsH0bddSklZHWHRctXs0Orkn" class="kg-image" alt="Şimdi kafalarda iki soru;
Bir Landing Page Nedir? İki Neden Landing Page Kullanılır?"></figure><p><br><br>Bahsetmek istediğim son özellik ise, CTA(Call-to-Action) butonlarını konumlandırmaktır. CTA butonları ne kadar görünür ve eylem odaklı tasarlanırsa, tıklanma oranları da bir o kadar artıyor olacaktır. CTA’nın başarılı örneklerinden biri şüphesiz<a href="https://www.bluereceipt.com"> BlueRecept</a> sitesidir. <br><br><br>Bu blog yazısında, sizlere kısa ama etkili bir şekilde Landing Page’lerden ve özelliklerinden bahsetmek istedim. Konuyu ilgi çekici bulan ve daha da derinlemesine okumak isteyenler için aşağıda birkaç link bırakıyorum. Aynı zamanda son zamanlarda favorilerime eklediğim Viveka Blog linklerini de aşağıda sizlere iletiyorum. <br><br>Görüşmek üzere, herkese sağlıklı günler diliyorum :)<br><br></p><p><strong>Linkler;</strong><br><br>1.  <a href="https://blog.viveka.com.tr/yeninesilinovatifbayramlarimiz/">https://blog.viveka.com.tr/yeninesilinovatifbayramlarimiz/</a><br>2.  <a href="https://blog.viveka.com.tr/kadingirisimciningozunden/">https://blog.viveka.com.tr/kadingirisimciningozunden/</a><br>3.  <a href="https://blog.viveka.com.tr/dijital-konferans-deneyimi-daha-iyi-olabilir-mi/">https://blog.viveka.com.tr/dijital-konferans-deneyimi-daha-iyi-olabilir-mi/</a></p><p>4.<a href="https://unbounce.com/landing-page-articles/why-should-i-use-landing-pages/">https://unbounce.com/landing-page-articles/why-should-i-use-landing-pages/</a><br>5. <a href="https://landingpage.fyi/landing-page-checklist.html">https://landingpage.fyi/landing-page-checklist.html</a></p>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Yeni Nesil İnovatif Bayramlarımız]]></title><description><![CDATA[<p>Nerede kaldı o eski bayramlar?</p><p>Bayram ne ifade ederdi sizin için?</p><p>Benim için dedelerin, ninelerin, annelerin, babaların, amcaların, dayıların, teyzelerin, halaların, kuzenlerin ve çocukların bir araya gelerek kocaman kalabalıklara kavuştuğu, sofralarda ailecek birlik ve beraberlik içinde yemekler yenildiği, uzun zamandır görülmeyen eşin dostun görülerek hasret giderildiği zamanlardı bayramlar...</p><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/05/8358-min.jpg" class="kg-image"></figure><p>Her zaman</p>]]></description><link>https://blog.viveka.com.tr/yeninesilinovatifbayramlarimiz/</link><guid isPermaLink="false">609e634c9776622d32509799</guid><dc:creator><![CDATA[Işıl Gözkaya]]></dc:creator><pubDate>Fri, 14 May 2021 12:00:19 GMT</pubDate><media:content url="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/05/8358-min-1.jpg" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<img src="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/05/8358-min-1.jpg" alt="Yeni Nesil İnovatif Bayramlarımız"><p>Nerede kaldı o eski bayramlar?</p><p>Bayram ne ifade ederdi sizin için?</p><p>Benim için dedelerin, ninelerin, annelerin, babaların, amcaların, dayıların, teyzelerin, halaların, kuzenlerin ve çocukların bir araya gelerek kocaman kalabalıklara kavuştuğu, sofralarda ailecek birlik ve beraberlik içinde yemekler yenildiği, uzun zamandır görülmeyen eşin dostun görülerek hasret giderildiği zamanlardı bayramlar...</p><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/05/8358-min.jpg" class="kg-image" alt="Yeni Nesil İnovatif Bayramlarımız"></figure><p>Her zaman tatlı bir telaş ile başlanırdı güne; şekerler alındı mı, çocukların harçlıkları hazırlandı mı, tatlılar yapıldı mı, ev temizlendi mi...? Sabah erkenden kalkılır, bayramlıklar giyilir, bayram ziyaretlerine çıkılır, büyüklerin elleri öpülürdü. Ama artık hepimizin aşina olduğu bayram aktiviteleri pandeminin de etkisiyle değişti.</p><p>Basit bir örnek vermek gerekirse bu sabah ailemin bayramını Whatsapp üzerinde yaptığımız görüntülü konuşma ile kutladım. Hatta babam espri yaparak ibandan bayram harçlığını göndereyim bugün sana dedi. Teknolojinin gelişmesi, araya giren mesafeler ve pandeminin etkisi ile birlikte de bayram herkese farklı çağrışımlar yaptırmaya başladı. Bana öyle geliyor ki birkaç seneyi daha bu şartlar altında daha geçirirsek zihinlerimizden el öpme, şeker ikram etme ve yeme, kapı kapı dolaşma gibi imgeler silinip gidecek. Peki geriye ne mi kalacak? Tabii ki de teknolojiyle birlikte hayatımıza giren bütün yenilikler ve kolaylaştırıcılar. Ne mi onlar? Akıllı telefonlar, bankaların aplikasyonları, tabletler, bilgisayarlar ve daha niceleri. Bu yeniliklerin hayatımızı ne kadar ele geçirdiklerini geçirdiğimiz bu süreçlerden sonra bir kere daha anlamış olduk. Bu durumdan asla şikayetçi de olamayız öyle değil mi? Akıllı telefonum olmasaydı ailemle nasıl görüntülü konuşacaktım bugün? Nasıl yanlarındaymışçasına yarım saat boyunca hasret giderecektim onlarla? İyi ki bu kadar teknolojinin içindeymişiz dedirtti bu süreç bütün dünyaya.</p><p>2021’in en büyük cirolu 10 şirketinden 9’u şu anda teknoloji odaklı çalışan firmalar. Görünen o ki önümüzdeki senelerde bu manzara pek de değişmeyecek. Hal böyle iken teknolojiye, startuplara ve yatırımcı alma potansiyeli yüksek yeni kurulan şirketlere ağırlık vermek bunlar üzerine odaklanmak ve bu şirketleri araştırmak daha da bir ilgi çekici hale gelmeye devam edecek. Bugünlerde borsada en rağbet gören şirketler teknoloji odaklı yazılım şirketleri, yeni yatırımcı almış olan işletmeler ve yeni fikirleri ile piyasayı domine edebilecek olan startuplar.</p><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/05/glen-carrie-xBTnaTgleQE-unsplash-min-min-3.jpg" class="kg-image" alt="Yeni Nesil İnovatif Bayramlarımız"></figure><p>Durum böyle iken bu sene kariyerimde bir sektör değişikliğine giderek Viveka ekibine katıldım ve işin içine girdikçe ne kadar doğru bir karar aldığımı da her gün görmüş oldum. Teknoloji odaklı, inovatif, gelişime açık bir sürü startup ile ve yeni fikirler ile bir araya geliyoruz; onlarla tanışıp, birlikte zihinlerimizi birleştirip yeni yol haritaları çıkarmalarına yardımcı olmaya çalışıyoruz, onları yeni ağlar ile buluşturup çevrelerini genişletmelerini, bilgi dağarcıklarını genişletmelerini ve kendilerini daha da ileri bir noktaya taşımaları için çaba gösteriyoruz. Kısacası, her gün yeni bir şey katıyoruz kendimize. Inovatif çözümler arayan, yeniliklere kucak açan bu kadar fazla şirketin olabileceğini de bugüne dek düşünmemiştim.  Viveka sayesinde girdiğim bu sektör çok heyecan verici ve ufuk açıcı, vizyonumu geliştirmem konusunda çok yardımcı oluyor. İyi ki Viveka ekibine katılmışım😊</p>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[‘Kadın Girişimcinin Gözünden: Bize yine meşakkatli toplumsal cinsiyet yolları]]></title><description><![CDATA[<p><br>‘UN Women’ın yürüttüğü araştırmalar gösterdi ki 2020 boyunca ve hala devam eden Covid-19’tan kadınlar erkeklerden daha olumsuz yönde etkileniyor’. Bu haberi okuyunca gülümseyip ‘Hangi konuda daha az etkileniyor ki zaten’ demiştim içimden. Bu haberi okuduğumda henüz Viveka’da çalışmıyordum ve bir şekilde bu konuyla mücadele etmek için yürütülen</p>]]></description><link>https://blog.viveka.com.tr/kadingirisimciningozunden/</link><guid isPermaLink="false">609565b39776622d32509774</guid><dc:creator><![CDATA[Hande Büyüknisan]]></dc:creator><pubDate>Fri, 07 May 2021 16:08:56 GMT</pubDate><media:content url="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/05/diverse-women-illustration.jpeg" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<img src="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/05/diverse-women-illustration.jpeg" alt="‘Kadın Girişimcinin Gözünden: Bize yine meşakkatli toplumsal cinsiyet yolları"><p><br>‘UN Women’ın yürüttüğü araştırmalar gösterdi ki 2020 boyunca ve hala devam eden Covid-19’tan kadınlar erkeklerden daha olumsuz yönde etkileniyor’. Bu haberi okuyunca gülümseyip ‘Hangi konuda daha az etkileniyor ki zaten’ demiştim içimden. Bu haberi okuduğumda henüz Viveka’da çalışmıyordum ve bir şekilde bu konuyla mücadele etmek için yürütülen projelerden birinin içinde olacağım aklımın ucundan bile geçmiyordu. </p><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://lh6.googleusercontent.com/jt6s9_i04lTh1YlRKhze9x80lJm2fPns4sty3Bqn6jGLwUPTYukxrqYPkvRKApyGxy9xY6udgcxqY-kTvcJ4uGLVWbKYbYH9MyDQ4lOIVHvuiH71zA_CvHkf3z0UrKzccO4HDr5P" class="kg-image" alt="‘Kadın Girişimcinin Gözünden: Bize yine meşakkatli toplumsal cinsiyet yolları"></figure><p><br>Fakat işe başlar başlamaz kendimi Spark ve UN Women tarafından yürütülen ‘Kadın Girişimcilik Programı’ içinde buldum, bir şeyi bu kadar isteyince kendine gerçekten çekiyorsun demek ki.  Programa hassas grupta yer alan Orta Avrupa ve Orta Asya’dan onlarca kadın başvurmuştu fakat hepimizin aklında bir soru vardı: birbirinden bu kadar farklı profilde, bu kadar farklı hikayeye sahip kadınlara nasıl aynı eğitimi verecektik? <br></p><p>Şimdiye kadar verilen eğitimler için hazırda girişimcilik modülleri vardı evet ama Viveka ekibinden <a href="https://www.linkedin.com/in/eminokutan/">Emin Okutan</a>’la biraz derinine inince fark ettik ki hepsi <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Erkekmerkezcilik#:~:text=Erkekmerkezcilik%20ya%20da%20androsentrizm%20">androsentrik</a> bakış açısıyla, erkekler tarafından ve erkekler için yazılmıştı. Sonuç olarak 8 modüllük eğitimleri baştan sona taramak ve toplumsal cinsiyetin getirdiği farklılıkları eklemek gerekmişti. Biz de buradan anlamış olduk ki sadece bu program için değil diğer pek çok program için de böyle bir revizyon gerekli hatta hayati.<br></p><p><strong>Kadın Güçlendirme Atölyesi</strong><br></p><p>Eğitimler süresince iş kurmaya, kendini geliştirmeye, öğrenmeye bu kadar istekli olan kadınların tüm bunların yanında anlatacak başka şeyleri de vardı: onları tutan, yavaşlatan hatta durduran… Eğitimleri biz vermesek de Viveka ekibinden  <a href="https://www.linkedin.com/in/nilkoza/">Nil</a> ve ben arkada kadınlarla konuşurken farkettik ki, gündelik ama çok gerçekçi sorunla boğuşan kadınların sayısı ne kadar da çok. Çocuğu hasta olduğu için katılamayan, boşanma sürecini ağır atlattığı için iş planını yazacak motivasyonu kendinde bulamayan, ailenin yaşlı bireyleriyle ilgilenmek zorunda olduğu için saati bir türlü uyduramayan...Tabi bütün bunların üzerine bir de Covid-19 eklendi son bir yılda. Ve biz de dedik ki ‘Neden bir atölye düzenleyip birbirimize yaşadığımız zorlukları anlatmıyoruz?’ Sonra kendimizi bir anda farklı ülkelerden gelen onlarca kadının hayatlarının içinde bulduk.<br></p><p>Genç bir kadın olduğu için tedarikçilerden ‘Eşinizle ya da babanızla konuşabilir miyiz?’  cevabı alandan, ‘E ama sen bu dükkanı açarsan çocuğa kim bakacak?’ sorusuna; çalıştığı kurumsal firmada kendisiyle aynı işi yaptığı halde kadın olduğu için daha az maaşa uygun görülenden, zaten kadın olduğu ve ‘bu işi beceremeyeceği’ için çevresinden destek göremeyenine tonlarca hikaye dinledik atölye boyunca. Anlatmaya ve dinlenmeye ne kadar ihtiyacımız olduğunu bir kez daha anladık. <br></p><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://lh3.googleusercontent.com/uhrI6VXtdfsjdgCR4mJCPaC1f0OIDmO2fjN2fIMwXGA1HkGIzQhRcUhfQgwZeDnUqiQRu5xpMnLeQPy6KVL7PcKgw2OB9YLP3UTvDE59EciPmdK9v3NrOQkbb2wyNfbKREZ8AkIc" class="kg-image" alt="‘Kadın Girişimcinin Gözünden: Bize yine meşakkatli toplumsal cinsiyet yolları"></figure><p><br></p><p><a href="https://miro.com/">Miro</a> üzerinden gerçekleştirdiğimiz atölyede her kadının güçlü ve zayıf oldukları yönleri, karşılaştıkları zorlukları yazdığı bir şablon yarattık. Kadınlar kendi şablonlarını tamamladı. Ardından başka şablonları ziyaret edip eğer aynı şeyi yaşadıysa ‘Me too’ post-it’i ya da yardım edebileceği bir konu varsa ‘I can help’ post-it’i yapıştırdılar.  Yani yürüttüğümüz program yalnızca eğitim vermiyordu, farklı dillerde konuşan farklı sosyo- kültürel yapıdan gelen kadınların hem bu kadar farklı hem de bir noktada aynı olan dertleri için birbirlerine destek olmalarını sağlıyordu. <br></p><p><strong>UN Women Expo 2021 </strong><br></p><p>Bu sene ilk kez online olarak düzenlenen Kadın Girişimcilik Fuarına da böylece Emin Okutan’la katılmış olduk. Bu kez güçlendirme atölyesi değil Blueprinting modelleme yöntemiyle kadın girişimcilerin iş fikrinden, iş planı hazırlama ve yürütme süreçlerine yardımcı olacak bir açılış çalıştayı gerçekleştirdik.</p><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://lh3.googleusercontent.com/ub1bSPZ69Khmu0b23BTM2GgNobhF2rS_Em_E9kaXgaH4PeYvupDwN42XK2d7OokypSgzL5DgmKp-uNWPmupg3Y91QV-OuPEzujlU0ooYdUR-rpui66JRMSsN8wwj4yg7L3EzrCn8" class="kg-image" alt="‘Kadın Girişimcinin Gözünden: Bize yine meşakkatli toplumsal cinsiyet yolları"></figure><p><br></p><p>Fuar boyunca  Covid-19’dan dünya genelinde kadınların işten çıkarılma ve sahip olduğu işletmeyi yürütemeyecek duruma gelmesi dahil en az 800 milyar dolarlık gelir kaybı yaşadıklarının altı çizildi. Bu gelir kaybının üstüne eklenen, pandemi döneminde çok daha fazla ücretsiz ev içi bakım yükü de cabası! Bu çıkarımların önemi büyük... Çözüm önerileri için sorunların net çizgilerle çizilmesi gerekiyor. Buradaki varlığımız ve hevesimiz yukarıda da bahsettiğim sorunların çözümleri için adım atmak heyecan vericiydi. <br></p><p>Cümleleri toparlamak gerekirse,  3 farklı dilde 3 gün boyunca devam eden fuarda girişimcilerin standlarını gezerken kadın ve erkek girişimcileri karşılaştıran çalışmaları hatırladım: kadınlar risk alma konusunda daha cesur adımlar atabiliyor, ikna ve empati kabiliyeti yüksek, hatalarını kabullenme konusunda daha başarılı ve bu hatalardan  hızlıca ders çıkarabiliyorlar... <br></p><p>Fuar ve Kadın Girişimcilik Programı biterken aklıma tüm başarı ve başarısızlık hikayeleri, bitmek bilmeyen pandemi, toplumsal cinsiyet rolleri, bir türlü hayata geçirilemeyen fikirler, hayaller, kadın olmanın dayanılmaz ağırlığı geldi. Sonra fark ettim ki bu blogu yazarken hep aynı şarkıyı mırıldanıyorum, o çok bilinen ve hepimize derman olan şarkı: <a href="https://www.youtube.com/watch?v=ARt9HV9T0w8"><em>I Will Survive</em></a>. Yes we will survive! <br><br></p><p><strong>Notlar:  </strong><br>UN Women Expo 2021 Detayları için: <a href="https://eca.unwomen.org/en/what-we-do/economic-empowerment/regional-womens-entrepreneurship-expo">https://eca.unwomen.org/en/what-we-do/economic-empowerment/regional-womens-entrepreneurship-expo</a> <br></p><p></p><p><strong>Kaynakça:</strong></p><p><a href="https://www.kedv.org.tr/icerik/milyarlarca-insan-en-az-10-yil-yoksulluk-icinde-yasayacak">https://www.kedv.org.tr/icerik/milyarlarca-insan-en-az-10-yil-yoksulluk-icinde-yasayacak</a></p>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[2020, Kolay değildi…]]></title><description><![CDATA[<h2 id="2020-den-kurtulurken-biterken-de-il-yle-u-tuk-b-yle-ka-t-k-40x-b-y-d-k-diye-ahkam-kesen-ve-biz-ba-ard-k-siz-ba-aram-yorsunuz-demek-ki-problem-sizde-hissettiren-bir-yaz-payla-mayaca-m-">2020'den kurtulurken — biterken değil — “şöyle uçtuk, böyle kaçtık, 40x büyüdük diye ahkam kesen ve biz başardık, siz başaramıyorsunuz, demek ki problem sizde..." hissettiren bir yazı paylaşmayacağım…</h2><p><br>Bu arada gerçekten başaran start-uplar, scale-uplar var, lafımız tabiki o girişimlere değil. Ancak girişimcilere de <em>"krizi fırsata çevirebilirsin"</em> üzerinden “yersiz” verilen motivasyonları da pek</p>]]></description><link>https://blog.viveka.com.tr/2020-kolay-degildi/</link><guid isPermaLink="false">5fed840f9776622d32509742</guid><category><![CDATA[Startup]]></category><category><![CDATA[digital]]></category><category><![CDATA[Digital Conferences]]></category><category><![CDATA[entrepreneurship]]></category><category><![CDATA[2020]]></category><category><![CDATA[Covid-19]]></category><category><![CDATA[Covid-19 Crisis]]></category><category><![CDATA[Resilience]]></category><dc:creator><![CDATA[N.Baris Okur]]></dc:creator><pubDate>Thu, 31 Dec 2020 07:59:57 GMT</pubDate><media:content url="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/01/2020_1_tw.jpg" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<h2 id="2020-den-kurtulurken-biterken-de-il-yle-u-tuk-b-yle-ka-t-k-40x-b-y-d-k-diye-ahkam-kesen-ve-biz-ba-ard-k-siz-ba-aram-yorsunuz-demek-ki-problem-sizde-hissettiren-bir-yaz-payla-mayaca-m-">2020'den kurtulurken — biterken değil — “şöyle uçtuk, böyle kaçtık, 40x büyüdük diye ahkam kesen ve biz başardık, siz başaramıyorsunuz, demek ki problem sizde..." hissettiren bir yazı paylaşmayacağım…</h2><img src="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2021/01/2020_1_tw.jpg" alt="2020, Kolay değildi…"><p><br>Bu arada gerçekten başaran start-uplar, scale-uplar var, lafımız tabiki o girişimlere değil. Ancak girişimcilere de <em>"krizi fırsata çevirebilirsin"</em> üzerinden “yersiz” verilen motivasyonları da pek doğru bulmuyorum.. Tabiki girişimcileri motive etmeliyiz, oyunda tutabiliriz ancak bunu yaparken altı boş özgüven vermemeliyiz ve uygulanamayacak stratejiler önermemeliyiz…</p><p>Özellikle sosyal medyada, online etkinliklere baktığımız ve yatırım sayılarını incelediğimizde gerçekten Türkiye’nin en parlak girişimcilik yılını geçirdiği ortaya çıkıyor, ki bir çok açıdan buna itirazım zaten yok. Ancak bu mecralarda hep “iyi skorlardan” bahsedildiğini de unutmayalım, misal yatırımcılar kendi büyüyen işlerinde bahsederken, çoğunun zaten bu krizde büyüyene ve büyüme potansiyeline yatırım yaptığını, cirosunu tutturamayan bir kurucu ortağın 2020'de ciroyu tutturamadık demeyeceğini de unutmamak lazım...</p><p>Ne bir start-up kurucusunun, ne de bir yatırımcının, ne bir hızlandırıcının sosyal medyada nasıl hedeflerini tutturamadığını anlatmayacağını veya StartupsWatch’ın start-uplardaki ciro kaybını tutmak gibi bir misyonu olmadığını unutmamak lazım. Buzdağının görünen kısmıyla hareket etmek kısa vadede iyi gelse de, sistemdeki tüm parçaları doğru izlememek bizleri orta ve uzun vadede çok büyük bir yanılgıya düşürür, neden başaramadık? sorusuyla karşı karşıya kalırız…</p><p>2020'nin yatırım rakamları vs. oldukça iyi geldi, zaten bunlara lafım yok, olmaz da, haddim değil. Krizi fırsata çeviren start-uplar tabiki oldu, Getir, Meditopia gibi işler pandemiden olumlu etkilenen işler oldu. Ancak 2020'nin her start-up için böyle olmadığını kabul edelim, şirketlerin bütçe kısıtları nedeniyle satış yapamayan, yasaklar nedeniyle küçülen sektörlerdeki müşterilerini kaybeden start-uplar olduğunu da unutmayalım. Her start-upın “pivot” edeceği bir teknolojisi, ürünü olmak zorunda değil, her start-up yeni normale adapte olmak zorunda değil… Bunu görmezden gelmek de bizi çok zor bir yere götürür…</p><p>Bu bağlamda 2020'de yaptıklarımız ve 2021'de yapmaya devam edeceğimiz doğruları kısaca sizle paylaşmak, sahadaki kendi gözlemlerimizi, belki çorbada yine tuzumuz olur diyerek sizlerle paylaşmak istedim. Bu programların her biri için Ocak ayı içinde ayrı deneyimleri paylaşacağım ancak kurguları ve metodolojileri yakın olan 3 tanesi ile bugün başlamak istiyorum;</p><p>2020'de en fazla verim aldığımız, pandeminin etkilerinden startupların sıyrılmasını sağlayan programlarımız startup-özel şirket işbirliği üzerine kurgulanmış “dayanıklılık” ve “büyüme” programları oldu.</p><p>Bu sene EnerjiSA ile yürüttüğümüz PoC bütçesi sağlayan inkübasyon-hızlandırma programı <a href="http://viveka.com.tr/ivme" rel="noopener nofollow"><strong><strong>İVME</strong></strong></a>,<br>Endeavor ile yürüttüğümüz ve startuplar için değişen dinamiklere göre yeni müşteri bulma programı<a href="http://connect.endeavor.org.tr/" rel="noopener nofollow"> <strong><strong>Endeavor Connect</strong></strong>,</a><br>Pandemiden olumlu veya olumsuz etkilenmesinden bağımsız olarak “satış” ve “iş geliştirme” ihtiyacı olan startuplar için yürüttüğümüz<a href="http://viveka.com.tr/growth" rel="noopener nofollow"> <strong><strong>VivekaGrowth </strong></strong></a>gibi “post product” startuplar ve özel şirket işbirliğine yönelik kurgulanmış programlara benzer programların sayısının artması gerektiğine inanıyoruz. Bunu sadece biz değil, bize benzeyen inovasyon platformlarının da yapması gerektiğine inanıyoruz.</p><p>Tabiki buradaki tek iş kurumdan ihtiyacı al, dön one-pagerlara bakıp startup scouting ile eşleşme yap, early customer demo day düzenle, startupları bir odaya topla orada özel şirketlere sunum yapsınlar dinlesinlerden daha fazla... Bunun arkasında çok derin olduğunu düşündüğümüz bir yaklaşım ve iş tanımı var. Bunu da ayrı bir yazıda “gizli sos” da olsa sizlerle paylaşmaktan çekinmeyeceğim, ekosistemin gelişmesi için önemli.</p><p>Yine de 2020'de önemli gördüğümüz bu 3 program özelinde biraz daha konuşacağım;</p><p>Bu programların 3'ü de startupların iş geliştirme, satış ve pazarlama kaslarını güçlendirmek, buralardaki fırsatların artmasını sağlamak üzerine kurgulandı.</p><p>Özel şirketlerin startuplara olan ilgisinin PR üzerinden ilerleyen programlarla kurgulanması sürdürülebilir programlar sağlamıyor, kurum için de 1–2 döngü sonrasında güçlü bir dönüş sağlamıyor.</p><p>Bize kalırsa doğru özel şirket inkübasyon-hızlandırma programı yapmak için doğru eşleşmeler yapmak ve tüm paydaşlar içinde aligmentı (hizalamak tam uymadığı için kullanmak istemedim) sağlamak gerekiyor. Bunu başardık.</p><p>Sahayı, kullanıcıyı anlamak, senaryoları, vakaları, ihtiyaçları detaylı olarak analiz etmek ve sonrasında doğru teknoloji veya ürüne sahip girişimciyle eşleştirmek ve o ilişkiyi birlikte yönetmek de programın başarısının temel etmeni oluyor.</p><p>Startup scouting yapmak veritabanı oluşturmadan fazlası, girişimi ve girişimciyi tanıma işidir… Misal biz de <a href="http://thepagr.com/" rel="noopener nofollow">thepagr.com</a>’da yer alan <strong>800<strong>'den fazla startupımızın %90'dan fazlasına</strong></strong> Viveka olarak mutlaka dokunmuş durumdayız, o startuplar bizler için “one-pager”dan öte durumdalar. Bu da aslında kurum ihtiyacıyla — startup eşleşmesini güçlü kılmamızı sağlıyor. One-pager’a bakıp bu olmaz demek yerine, startupın teknolojisinden, ürününe, kurucuların yeteceğinden, pazar benchmarkalarını bildiğimiz için, startupla beyin fırtınası yaparak yeni ürünler, çözümler üretebiliyoruz.</p><p>Kurgulanacak tüm özel şirket işbirliği programlarının da yukarıda bahsettiğim gibi müdahale/ihtiyaç alanını al, startupla eşleştir vurgusudan öte olması gerekiyor. 2021'de tüm paydaşların ve ekosistem oyuncularının benzer programlar tasarlamasını umarım.</p><p>Biz bu sayede EnerjiSA’ya verdiğimiz hedefin <strong>1.8 katını </strong>tutturabildik veya Endeavor Connect’de donöre yazdığımız hedefin <strong>%200'üne</strong> ulaşabildik. Daha detaylı metodolojiyi de ayrıca paylaşacağım, dediğim gibi isteğimiz ekosistem gelişsin.</p><p>Bu yazıda paylaşacağım son başlık da bizi mutlu eden bir gelişmeydi;</p><p>Viveka’nın<strong><strong> “funnel”</strong></strong> yapısını tamamlayan BiGG programlarında uygulayıcı kuruluşlarla 2015'den beri yaptığımız çalışmalara devam ederken, bir diğer taraftan uygulayıcı kuruluş olarak faaliyet göstermek oldu.</p><p>Türkiye’deki hem BiGG’de ana uygulayıcı kuruluş olan hem BiGG+ programı yürüten Sabancı Üniversitesi ile birlikte 2 kuruluştan biri olmak ve tek özel şirket olmak da bizi oldukça mutlu etti. BiGG programlarında tanıdığımız girişimlere, BiGG+’da <strong><strong>“teknoloji ve ürünlerini bilerek” </strong></strong>iş geliştirme desteği sağlamak programın başarısına da doğrudan etki ediyor.</p><p>O yüzden bizler gibi kurumların “ekosistem” kurarken, “funnel” yapısına yönelik programlar tasarlaması da kaynak verimliliğini artıracaktır.</p><p>Son olarak, Bu sene yürüttüğümüz tüm programlarda bizlerle olan paydaşlarımıza bir teşekkür etmek istiyoruz. Hepsini tek saymayacağım, çünkü bu yazıyı bir 5 dk daha okumanız gerekebilir. Ancak bizler için hepsinin değerli ve önemli olduğunu bilmenizi isteriz. Biz paydaşlarımızla yürüttüğümüz her programdan, bir ders çıkardık, bir öğrenme sürecimiz oldu ve bu programlardan çıkardığımız dersleri de “ekosisteme katkı için” sizlerle detaylı olarak samimiyetle paylaşmaya devam edeceğiz…</p><p><strong><em>Herkese tabiki 2020'den güzel, sağlıklı, mutlu ve güzel bir 2021 dilerim…</em></strong></p>]]></content:encoded></item><item><title><![CDATA[Covid-19 Sonrası Hızla Değişen Girişimcilik Trendleri]]></title><description><![CDATA[<p>Covid-19 sonrası Girişimcilik alanında en çok ne gibi aksiyonlar alındığını, bu konuda önümüzdeki yıl bizi hangi trendlerin beklediğini ekibimizden Beril Karabulut yazdı.</p><h3 id="2021-giri-imcilik-trendleri"><strong>2021 Girişimcilik Trendleri </strong></h3><p><br>2020’ye başlarken hiçbirimiz böyle bir sene olacağını bilemezdik ancak Coronavirus birçok alışkanlığımızı değiştirmemize neden oldu. Hepimiz yeni normale bir şekilde adapte olduk. Zaman zaman</p>]]></description><link>https://blog.viveka.com.tr/covid-19-sonrasi-hizla-degisen-girisimcilik-trendleri/</link><guid isPermaLink="false">5fdc4d069776622d325096e0</guid><category><![CDATA[Covid-19]]></category><category><![CDATA[Covid-19 Crisis]]></category><category><![CDATA[home]]></category><category><![CDATA[office]]></category><dc:creator><![CDATA[Beril Karabulut]]></dc:creator><pubDate>Fri, 18 Dec 2020 06:51:22 GMT</pubDate><media:content url="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2020/12/pexels-photo-56759.jpeg" medium="image"/><content:encoded><![CDATA[<img src="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2020/12/pexels-photo-56759.jpeg" alt="Covid-19 Sonrası Hızla Değişen Girişimcilik Trendleri"><p>Covid-19 sonrası Girişimcilik alanında en çok ne gibi aksiyonlar alındığını, bu konuda önümüzdeki yıl bizi hangi trendlerin beklediğini ekibimizden Beril Karabulut yazdı.</p><h3 id="2021-giri-imcilik-trendleri"><strong>2021 Girişimcilik Trendleri </strong></h3><p><br>2020’ye başlarken hiçbirimiz böyle bir sene olacağını bilemezdik ancak Coronavirus birçok alışkanlığımızı değiştirmemize neden oldu. Hepimiz yeni normale bir şekilde adapte olduk. Zaman zaman yeni normale aslında alışamadığımızı fark etsek de bizlerin sağlığı, konforu ve yaşamımızı sürdürmemiz için çalışan sağlık çalışanları başta olmak üzere aktif olarak dışarıda çalışan herkesin adına bizlerin evlerinde kalıp, kalabalık yerlerden uzak durarak destek olmamız gerekiyor. Bu virüsün bizlere etki ettiği bir diğer konu ise bakış açılarımızın farklılıklarını görmek oldu. Dışarıda çalışmak zorunda olanlar; evden çalışanlar için hayatı çok rahat ve güzel olarak görebiliyor. Bu bakış açısının tam tersini evden çalışmak durumunda olan kişilerin ağzından da duymak mümkün. Ancak gelecek senenin en önemli trendi bu sene olduğu gibi girişimcilik alanında evden çalışmak olacak gibi görünüyor.</p><p>Gelin, tüm trendlere şöyle bir bakalım.</p><h3 id="-1-evden-uzaktan-al-mak-"><strong>‍1. Evden(Uzaktan) Çalışmak‍</strong></h3><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2020/12/brl1.jpg" class="kg-image" alt="Covid-19 Sonrası Hızla Değişen Girişimcilik Trendleri"></figure><p>Covid-19 iş dünyasını bu konuda oldukça sarstı. Ancak bundan en az etkilenen şüphesiz ki her konuya çok hızlı aksiyon alıp adapte olabilen Startup'lar olmuştur. 2021 yılında da remote çalışma kararı alan şirketler hem çalışan bulma konusunda hem de üretkenlik açısından kazananlar listesinde olacak gibi görünüyor. Tasarımcı olarak benim gözlemlerim; bizim gibi insanların evlerinde kendilerine kurmuş oldukları ortamlarda daha verimli bir şekilde çalıştıkları yönünde. Ancak tabi zorlukları da peşinde getirdi. Mesela, yeni bir çalışanı oryante etmek de bir o kadar zorlaştı. Belki bu konuda da yıl içerisinde bir çözüm bulunur.</p><h3 id="2-h-zl-teslimat-"><strong>2. Hızlı Teslimat ‍</strong></h3><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2020/12/brl2.jpg" class="kg-image" alt="Covid-19 Sonrası Hızla Değişen Girişimcilik Trendleri"></figure><p>2021 yılı sanıyorum, hep “Covid sonrası dönem” olarak adlandırılacak. “2021’de şunu bunu yaptık/yapacağız.” değil de, “Covid sonrası şunu bunu yaptık/yapıyoruz.” diyeceğiz gibi. Bu nedenle 2021 yılında değil de, Covid sonrası dönemde diyerek devam ediyorum. İçinde bulunduğumuz bu dönemin en çok kazananı kargo şirketleri oldu; ancak bununla birlikte peşinden müşteri deneyimini de getirdi. Kaybolan kargolar, yolu gözlenen ama bir türlü gelmek bilmeyen kargolar, gelip de sizi evde bulamayan kargolar, siz evde onu beklerken gelip de sizi bulamayan kargolar diye sıralanıyor bu liste... Bu sorunlar, pandemi öncesi dönemde de sorundu. Bu dönemde; eleman, araç, depo vs. gibi eksikliklerden daha da kötü duruma evrilirken bazı kargo şirketleri bu konuda hızlı aksiyon aldıkları için hem müşteri deneyimi konusunda hem de şirket repütasyonu konusunda bir adım öne geçtiler. Kendini teknolojik olarak geliştiren firmalar Covid sonrası dönemde de kazanmaya devam edecekler. Hatta önümüzdeki sene içerisinde global dünyada robot/drone kuryeler göreceğiz gibi görünüyor. Bakalım ülkemizde ne zaman göreceğiz? Ben heyecanla bekliyorum :)</p><h3 id="3-sanal-hastane-dan-manl-k-sistemleri"><strong>3. Sanal Hastane/Danışmanlık Sistemleri</strong></h3><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2020/12/brl3.jpg" class="kg-image" alt="Covid-19 Sonrası Hızla Değişen Girişimcilik Trendleri"></figure><p>Yaklaşık 10 aydır çevrimiçi etkinliklerde mentör veya jüri olarak yer alıyorum. Aklıma gelen önemli etkinlikler şunlardı;</p><blockquote>U4S<br>Coronathon Türkiye<br>Designathon for Cure<br>Hack the Normal<br>NASA Space Apps Covid-19 Challenge<br>Coca Cola İnovatif Çözümler Hackathonu<br>Hult Prize</blockquote><p>Özellikle bu hackhatonların ele aldığı ana problem Covid-19’du. Doğal olarak ortaya çıkan çoğu fikir çevrimiçi danışmanlık uygulamaları üzerineydi. Her hackathonda istisnasız en az iki tane bu konuda uygulama fikri ortaya çıkmıştı. Ancak bu dönemde harekete geçip de kullanabileceğimiz türden bir danışmanlık uygulaması hâlâ göremedik gibi. Acaba burada ele alınan problem mi doğru analiz edilemedi? Yoksa yapmak mı zordu? Bunu gerçekten merak ediyorum. Neden bu tür uygulamalar önümüze düşecek kadar tutunamıyor? Ben yine de 2021’de bu uygulamaların gerçekten şaha kalkacağı bir dönem olacağını düşünüyorum. <strong><strong>‍</strong></strong></p><h3 id="4-evrimi-i-e-itim"><strong>4. Çevrimiçi Eğitim</strong></h3><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2020/12/brl4.jpg" class="kg-image" alt="Covid-19 Sonrası Hızla Değişen Girişimcilik Trendleri"></figure><p>Gelelim güzel ülkemin geleceği çocuklarımıza ve gençlerimize… <a href="https://teyit.org/covid-19-golgesinde-egitim-i-covid-19-salgini-egitimi-nasil-etkiliyor">Bu dönem eğitim konusunda gençlerimizin en çok etkilendiği dönem oldu.</a> Çoğu öğrenci, ellerinde olmayan nedenlerden (BM Eğitim Ajansı tarafından Nisan ayında yayınlanan <em>‘Covid-19 yayılırken dijital öğrenmede ürkütücü eşitsizlikler ortaya çıkıyor’</em> başlıklı rapora göre, dünyada yaklaşık 830 milyon öğrenci okul dışında kullanabildiği bir bilgisayara <a href="https://archive.is/wip/AhUdZ">sahip değil.</a>), çoğu öğrenci de gerekli imkanlara sahip olmasına rağmen eğitim sistemimizin çevrimiçi döneme hazırlıklı olmamasından kaynaklı birçok konuda geri kaldılar. Bu kaybolan sene önümüzdeki yıllarda nasıl bir etki edecek bilemiyorum ancak şüphesiz ki 2021’de çevrimiçi ve anlık video aktarımı yapan, etkileşimli video sistemleri ve anlık altyazı eklemesi yapabilen girişimler kazanmaya devam edecek gibi görünüyor. <strong><strong>‍</strong></strong></p><h3 id="5-saas-yorgunlu-u"><strong>5. SaaS Yorgunluğu</strong></h3><figure class="kg-card kg-image-card"><img src="https://blog.viveka.com.tr/content/images/2020/12/brl5.jpg" class="kg-image" alt="Covid-19 Sonrası Hızla Değişen Girişimcilik Trendleri"></figure><p>2020 yılında, Covid-19 ile birlikte, SaaS ürünlerini daha sık görmeye başladık. Geçen yaz dönemini <a href="https://www.kodluyoruz.org/">‘Kodluyoruz’</a> ekibi ile birlikte 8 haftalık harika bir <a href="https://www.kodluyoruz.org/saastalavista/">‘SaaS’ta La Vista’</a> programı düzenleyerek fikir aşamasında olan SaaS ürünlerinin elinden tuttuk. Birkaçının çok iyi yerlere gelmesine olanak sağladığımız için mutlu olduğumu belirtmeliyim. Ancak 2021 senesinde SaaS yorgunluğu denen bir tabir ile karşı karşıya kalacağız gibi görünüyor. Şirketler yaşadıkları her bir problemi çözecek SaaS ürünlerine ulaşmakta hiç sıkıntı çekmeyecekler fakat tek bir şirketin satın almak isteyebileceği SaaS ürünlerinin sayısında bir sınır var mı? Başka bir deyişle, SaaS yorgunluğu gerçek mi? Bunu önümüzdeki sene içerisinde göreceğiz.</p><p>Heyecanla yeni yılı ve olacakları bekliyorum. Herkese şimdiden yeni yıllar diliyorum. Ho-ho-ho.</p><p><br></p><p><br></p><p><br></p>]]></content:encoded></item></channel></rss>